“… ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’ın Rabbi hakkında bize haberler verdiği benzeri daha başka hadisler de vardır.
Şüphesiz ki Fırka-i Nâciye (kurtulmuş fırka) olan ehl-i sünnet ve’l-cemaat Allah’ın kitabında haber verdiği şeylere iman ettikleri gibi, bunlara da herhangi bir tahrif ve ta’til, herhangi bir keyfiyetlendirme ve misillendirme sözkonusu olmaksızın iman ederler. Aksine onlar ümmetin fırkaları arasında vasattırlar. Tıpkı bu ümmetin diğer ümmetler arasında vasat ümmet oluşu gibi.”
Müellif-Allah Ona Rahmet Etsin-: “Ve benzer, diğer hadisler…” sözleri ile şunu anlatmak istemektedir: Zikretmiş olduğu hadisler sıfatlara dair haberlerde varid olanların tamamı olmadığından dolayı onun sözkonusu etmiş olduğu bu hadislerin benzerleri ile Rasûlullah -Sallallahu aleyhi ve sellem-’ın Rabbi hakkında başka hadislerde haber verdiğine de dikkat çekmektedir. İşte diğer hadislerin de hükmü budur. Yani bu hadislerin ihtiva etmiş olduğu yüce Allah’ın isim ve sıfatlarına da iman etmek gerekir.
Daha sonra ehl-i sünnet ve’l-cemaat’in inancının mahiyetini, pekiştirici ifadelerle dile getirmektedir. Onlar sahih sünnette varid olmuş sıfatlara inanırlar. Tıpkı yüce Allah’ın Kitab-ı Kerîm’inde haber verdiklerine inandıkları gibi, herhangi bir tahrif, ta’til, keyfiyetlendirme ve temsil yoluna da gitmezler.
Arkasından ehl-i sünnet ve’l-cemaat’in bu ümmet arasında bulunan çeşitli sapık fırkalar arasında vasat olduğunu, tıpkı bu ümmetin önceki ümmetler arasında vasat ümmet oluşuna benzediğini bildirmektedir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık. Bütün insanlara karşı şâhidler olasınız, bu peygamber de size karşı şâhit olsun diye.” (el-Bakara, 2/143)
EL-AKÎDETÜ’L-VASITIYYE VE ŞERHİ – Şeyhu’l-İslâm İbn-i Teymiyye
