Nasihat etmek ve yaptığı bidat‘ları inkâr etmek amacının dışında, bid’atçının ziyâret edilmesi ve onunla bir arada oturulması haramdır.Çünkü bid’atçıyla birarada bulunmak, onunla birarada bulunanı kötü yönde etkiler ve bu hastalığının başkasına yayılmasına sebep olur.
Günümüzdeki Bidatlere Örnekler
Ocak 18, 2007Zamanın ilerlemesi, ilmin azalması, bid’atlara, dînin emir ve yasaklarına aykırı olan şeylere çağıran dâvetçilerin çoğalması ve Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’in:
(( لَتَتَّبِعُنَّ سَنَنَ مَنْ كاَنَ قَبْلَكُمْ )) [رواه الترمذي و صححه]
“Muhakkak ki siz, sizden öncekilerin izlemiş oldukları yola (adım adım) uyacaksınız.”[30] sözü gereği, geleneklerinde ve dîni merasimlerinde kâfirlere benzemenin hızla yayılması sebebiyle günümüzdeki bid’atlar pek çoktur.
Günümüzdeki Bid’atlardan Bazıları Şunlardır:
Ehli Sünnet’in Bidatçılara Karşı Tutumu
Ocak 18, 2007Ehli sünnet vel-cemaatin bid’atçılara karşı izlediği yol, iknâ edici ve karşıdaki insanı cevap veremeyecek durumda bırakan Kur’an ve sünnet üzere kurulan bir yoldur.
Ehli sünnet vel-cemaat, öncelikle bid’atçıların ileri sürdükleri şüpheleri arzedip ardından da bu şüpheleri geçersiz kılmaktadırlar.Bu konuda, sünnetlere sıkı sıkıya sarılmanın, bid’atlardan ve dîne sokulan yeniliklerden yasaklamanın farz olduğuna dâir Kur’an ve sünnetten delîl göstermektedirler.
Nitekim bu konuda pekçok eser yazarak akâid ile ilgili kitaplarda Şiâ, Hâricîler, Cehmiyye, Mu’tezile ve Eş’arîlerin îmân ve inanç esaslarında söyledikleri makalele-re reddiyeler vermiş ve bununla ilgili kitaplar yazmışlardır.
İslâm Ümmetinin Bidatçılara Karşı Tutumu
Ocak 18, 2007Ehli sünnet vel-cemaat, bid’atçılara karşı gelmeye devam etmekte, bid’atlarını kabul etmeyerek onları inkâr etmekte ve bid’atlarını devam ettirmelerine engel olmaya çalışmaktadırlar.
İşte bunlardan bazıları:
1. Ümmü Derdâ’dan-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle der:
“Ebû Derdâ, (birgün) hiddetlenmiş bir halde eve girince, kendisine:Sana ne oldu? Diye sordum. Bana: Allah’a yemîn ederim ki, namaz kılmalarından başka onlarda Muhammed’in dîninden hiçbir şey bilmiyorum (görmüyorum).”.[26] dedi
Bidatların Ortaya Çıkış Nedenleri
Ocak 18, 2007Hiç şüphesiz ki Kur’an ve sünnete sarılmak,bid’atlara ve dalâlete düşmekten bir kurtuluştur.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır:
{ وَأَنَّ هَـذَا صِرَاطِي مُسْتَقِيمًا فَاتَّبِعُوهُ وَلاَ تَتَّبِعُواْ السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَن سَبِيلِهِ ذَلِكُمْ وَصَّاكُم بِهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ } [سورة الأنعام الآية :153]
“Şüphesiz ki bu (İslâm), benim dosdoğru yolumdur.Öyleyse o yola uyun, dalâlet yollarına uymayın.Çünkü o yollar, sizi Allah’ın yolundan uzaklaştırır.Allah, (emirlerini yerine getirip yasaklarından da kaçınmak sûretiyle azabından) sakınmanız için bunları emretmiştir.”[18]
Bidatların Ortaya Çıktığı Yerler
Ocak 18, 2007Bid’atların ortaya çıkışı konusunda İslâm ülkeleri çok çeşitlidir.
Şeyhul-İslâm İbn-i Teymiyye-Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle der:
“Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’in ashâbının oturduğu, ilim ve îmânın çıktığı büyük şehirler beştir.Bunlar: Mekke,Medine,Bağdat, Kûfe ve Şam’dır.Buralardan Kur’an, hadis, fıkıh, ibâdet ve bunlara bağlı olarak İslâm dîni ile ilgili şeyler çıkmıştır.Medine dışındaki şehirlerde ise köklü bid’atlar çıkmıştır.Kûfe’de Şiâ ve Mürcie bid’atları çıkmış ve diğer şehirlere de yayılmıştır.Basra’da Kaderiye, Mu’tezile ve tasavvufçu bidâtlar çıkmış ve diğer şehirlere de yayılmıştır.Şam’da Nevâsıb[15] ve Kaderiye bid’atları vardı.Cehmiyye bid’atı ise Horasan’ın ücrâ kesimlerinde ortaya çıkmıştır ki bu bid’atların en şerlisidir. Bid’atların ortaya çıkışı, Medîne’ye uzak oluşuna göre değişiyordu.
Bid’atların Ortaya Çıktığı Vakitler
Ocak 18, 2007Şeyhul-İslâm İbn-i Teymiyye-Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle der:
“Bilmen gerekir ki ilim ve ibâdetlerle ilgili bu veya başka miktardaki bid’atların geneli, bu ümmette râşid halîfelerin son dönem-lerinde ortaya çıkmıştır.
Nitekim Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- bunu şöyle haber vermektedir:
(( مَنْ يَعِشْ مِنْكُمْ بَعْديِ فَسَيَرَى اخْتِلاَفاً كَثِيراً، فَعَلَيْكُمْ بِسُنَّتيِ وَسُنَّةِ الْخُلَفاَءِ الرَّاشِدِينَ الْمَهْدِييِّنَ مِنْ بَعْديِ )) [مجموع الفتاوى:10/354 ]
“Sizden her kim benden sonra yaşarsa, (dînde) çok ihtilaflar görecektir.Bu sebeple benim sünnetime ve benden sonraki doğru yolu bulmuş râşid halîfelerimin sünnetine sarılın.[12]”[13]
DÎNDE YAPILAN BÜTÜN BİDATLARIN HÜKMÜ
Ocak 18, 2007Dînde yapılan her türlü bid’at, haramdır, dalâlettir.
Nitekim Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmaktadır:
((وَإِياَّكُمْ وَمُحْدَثاَتِ اْلأُموُرِ،فَإِنَّ كُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلاَلَةٌ )) [ رواه أبو داود والترمذي وقال:حديث حسن صحيح]
“(Dîne sonradan sokulan) yeniliklerden sakının.Zirâ (dîne sonra-dan sokulan) her yenilik, bid’attır. Her bid’at ise dalâlettir.”[5]
BİDAT ÇEŞİTLERİ
Ocak 18, 2007Dînde bid’at, iki türlüdür:
Birincisi:Cehmiyye, Mu’tezile, Rafizîler ve diğer sapık fırkaların söyledikleri sözler ve inandıkları inançlar gibi, sözlü ve itikâdî olan bid’attır.
İkincisi: Allah’a, meşrû olmayan bir şekilde ibâdet etmek gibi, ibâdetlerde yapılan bid’attır ki, bu bid’at dört kısma ayrılır:
1. İbâdetin aslında yapılan bid’attır ki, bu dînde aslı olmayan bir ibâdeti ihdâs etmek yani ortaya çıkarmaktır.
Mesela dînen meşrû olmayan bir namaz, oruç veya doğum gününü kutlamak gibi bayramlar ihdâs etmek.
2. Dînen meşrû olan ibâdetin özünde bir fazlalık yapmaktır.Mesela öğle veya ikindi namazının farzına bir rekât eklemek sûretiyle onu beş rekat kılmak gibi.
BİDAT ÇIKARMAK İKİ KISIMDIR
Ocak 18, 2007Yeni buluşlar ortaya çıkarmak gibi, günlük hayatta yeni şeyler ortaya çıkarmak ki bu, dînimizce mübahtır. Çünkü günlük hayatta yeni şeyler ortaya çıkarmakta asıl olan, mübah oluştur.Dînde yeni şeyler ortaya çıkarmak ise, haramdır.Çünkü dînde asıl olan, Kur’an ve sünnetle sâbit olmasıdır.
Nitekim Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmaktadır:
(( مَنْ أَحْدَثَ فيِ أَمْرِناَ هَذاَ ماَ لَيْسَ مِنْهُ فَهُوَ رَدٌّ )) [رواه البخاري ومسلم]
“Her kim, bu işimizde (dînimizde) olmayan bir şeyi ona ihdâs ederse, o ihdâs ettiği şey kendisine iâde olunur.”[3]
itevhid tarafından yazıldı
itevhid tarafından yazıldı
itevhid tarafından yazıldı 