“Lâ İlâhe İll’allah”ın Şartları Nelerdir?

1) İlim:

  “Lâ ilâhe ill’allah”ın manasını bilmektir. Önce, (Lâ ilâhe) Allah’tan başka kendisine tapınılan her şeyi -tağutu- inkâr, sonrada (ill’allah) yalnız Allah’ın Uluhiyyetini, yalnız O’nun Hâkimiyetini ikrar ve tasdik etmektir. Bu da dilin ifade ettiğini kalbin onaylamasıdır. “Bil ki Allah’tan başka ilâh yoktur, ilâh ancak O’dur” (Muhammed, 47/19)“… Bilerek hakka şahidlik edenler dışında, Allah’tan başka çağırıp durdukları şeyler şefaate sahip değillerdir.” (Zuhruf, 43/86) [3]Allah Rasûlü Sallallahu aleyhi vesellem, “Her kim Allah’tan başka ilâh olmadığını ve yalnız O’nun ilâh olduğunu bilerek ölürse Cennete girer” buyurmuştur.[4] İbâdet, Allah’ın sevdiği ve razı olduğu söz, fiil, açık ve gizli amellerin her türlüsüdür. Bu Allah’tan başka, gerçekten kendisine kulluk edilecek birinin olmadığını kulun ikrar etmesidir. 

2) Yakin:

 “Lâ ilâhe İll’allah” ilminin kemalidir. Bu şek ve şüpheyi tamamen giderir. Allahu Teâla şöyle buyuruyor:“Mü’minler ancak, Allah’a, Rasul’üne iman edip, sonra da şüpheye düşmeden malları ve canları ile Allah yolunda cihad edenlerdir. İşte sadıklar onlardır” (Hucurât, 49/15)Allah Rasulü Sallallahu aleyhi vesellem de: “Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilâh yoktur, ilâh ancak O’dur. Ve Ben Allah’ın Rasûlüyüm. Allah’ın huzuruna bu ikisinde şek şüphe etmeden çıkan kimse cennete girer” buyurmaktadır.[6]  

3) İhlas:

 Şirke yer vermeyen bir İhlas. Allahu Teâla, “Halis din ancak Allah’ın değil mi?” (Zümer, 39/3) buyururken bir başka âyeti celile’de ise, “Onlar ancak Allah için dini halis kılarak ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar” (Beyyine, 98/5) buyurmuştur.Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem de, “Kıyamet günü insanlar arasında benim şefaâtime erecek olan en mutlu kişi, kalbinden halis ve ihlaslı bir şekilde ‘La ilahe illallah’ diyendir” buyurmuştur.[7]  

 

 4) Muhabbet:

 Bu kelime için duyulan samimiyet ve sevgidir. Allah -azze ve celle-, “İnsanlar arasında, Allah’ı bırakıp, O’na koştukları eşleri İlâh olarak benimseyenler ve onları, Allah’ı severcesine sevenler vardır. Müminlerin Allah’ı sevmesi ise hepsinden kuvvetlidir” (Bakara, 2/165) buyurmaktadır. Allahu Teâla bu âyette Mümin kullarının kendisine olan kuvvetli sevgisini bildirmiştir. Çünkü onlar Allah’tan başka ilâhlar edinmediler. Kulun, Rabbini sevdiğinin alameti ise nefsinin hoşuna gitmese bile O’nun emrini her şeyin üstünde tutmasıdır. Sevgisi ve nefreti yalnız Allah için olur. O’nun Rasûlü’ne itaat eder ve O peygamberin Sallallahu aleyhi vesellem sünnetine sıkı sıkı bağlanır.Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem, “Her kimde şu üç haslet varsa imânın tadını almıştır: Allah ve Rasulünü herkesten daha çok sevmek; birini ancak Allah için sevmek, Allah kendisini küfürden kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi ateşe atılmayı kerih gördüğü gibi kötü bulmak” buyurmuştur.[8]  

5) Sıdk:

 Yalan ve nifakın yeşerme ortamı bulamayacağı gerçek bir doğruluk. Allahu Teâla şöyle buyuruyor: “Andolsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, “İnandık” deyince, denenmeden bırakılacaklarını mı sanırlar? Allah elbette doğru olanları da yalancıları da ortaya çıkaracaktır” (Ankebut, 29/3)  “Gerçeği getiren ve onu doğrulayanlar, işte onlar, Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır” (Zümer, 39/33) Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur: “Her kim Allah’tan başka ilâh olmadığını, yalnız O’nun ilâh olduğunu ve Muhammed Sallallahu aleyhi vesellem ‘in Allah’ın Resulü olduğunu bütün kalbi ile tasdik ederek ölürse Cennete girer”[9]  

6) “Lâ İlâhe İll’allah” Hukukuna Riayet Etmek:

 Bu yalnız Allah rızası gözetilerek yapılan ve terkine en ufak bir meyil olmaksızın edâ edilen farzlardır; vacib amellerin tümüdür. Allah -azze ve celle- şöyle buyuruyor: “Rabbinize yönelin, Azap size gelmeden önce O’na teslim olun; sonra yardım görmezsiniz” (Zümer, 39/54), “İhsanla kendini Allah’a veren kimse, şüphesiz en sağlam kulba sarılmış olur” (Lokmân, 31/22) Yani kişi “lâ ilâhe ill’allah” sözüyle en sağlam kulba sarılmış olacaktır ki, bu da kişinin, Allah’a karşı sorumluluklarını yerine getirmesinin sonucudur. Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem, “Ben, sizlerden birine; evladından, babasından ve de tüm insanlardan daha sevgili olmadıkça iman etmiş olmaz” buyurmuştur.[10] İşte bu Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem e gerçek bir sevgi ve de gerçek bir itaattir.  

7) Kabul:

 Bu inkâra asla yer vermeyen bir kabul olmalıdır. Öyle ki “Lâ ilâhe ill’allah” dediği halde kelimeye ve bu kelimenin hukukunu edâ etmeye çağrıldığında kibir ve taassubu nedeniyle red ve inkara kalkanlar vardır. Bundan kaçınmak kesinlikle şarttır.Allahu Teâla, bunu cehennem ehlinin vasıflarını bildirirken şöyle beyan etmiştir. “Onlara “Lâ ilâhe İll’allah” denilince, büyükleniyorlardı” (Sâffât, 37/35)“La İlahe İllallah” şehadeti ve şartları ile kastedilen, elbette manasını bilmeksizin ve gereğince amel etmeksizin mücerret kelimenin teleffuz edilmesi değildir. Çünkü şehadet kelimesi amellerin kabul edilmesi ve geçerliliği için esas olan bir şarttır.Kaynaklar :

[4] Müslim.

[6] Müslim.

Abdullah Yolcu, Dünyaya Geliş Gayesinin Gerçeği Tevhid, Guraba Yayınları

[7] Buhari.Abdullah Yolcu, Dünyaya Geliş Gayesinin Gerçeği Tevhid, Guraba Yayınları

[8] Buhari, Müslim.Abdullah Yolcu, Dünyaya Geliş Gayesinin Gerçeği Tevhid, Guraba Yayınları

[9] Sahihtir. Ahmed.Abdullah Yolcu, Dünyaya Geliş Gayesinin Gerçeği Tevhid, Guraba Yayınları

[10] Müslim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: