Allah’dan İstemek

Allah Teâlâ :

    «O halde (işlerinden) boşaldığın zaman yine kalk yorul. Ve Rabbine rağbet et

(O’nun rızasını, O’nun sevgisini kazanmaya çalış, yalnız O’nu arzu et, yalnız O’ndan

um)» (94 İnşirah 7-8)buyurmaktadır.

    Peygamber (s.a.v.) İbn Abbas’a :

    «İstediğin zaman Allah’tan iste. Yardım dilediğin zaman da O’ndan. dile»  (Tirmizî,.

Kıyâme   59;   Ahmed   bin   Hanbel   1/293,   303,   307)demiştir.

    Tirmizî’de şöyle bir hadis rivayet edilir:

    «Sizden her biriniz bütün ihtiyaçlarını Allah’tan istesin. Hattâ pabucunun tasması

kopsa bile. Çünkü Allah tamirini müyesser kılmadı mı, onu tamir edemez» (Tirmizî,

Deavât 117).

    Sahih bir rivayette Peygamber (s.a.v.) Adiyb. Mâlik ve onunla birlikte kendisine biat

edenlere:

    «İnsanlardan hiçbir şey istemeyiniz» (İbn Mâce, İkâme  182)

     tavsiyesinde bulunmuştur. Öyle ki sahabe, birinin kamçısı elinden yere düştüğünde,

kimseye «onu bana ver» demezlerdi. Yetmiş bin kişinin hesap vermeden cennete

gireceklerini bildiren sahih bir rivayette de, o kimselerin nitelikleri açıklanırken:

    «Başkalarından kendilerine rukye yapılmasını istemeyen, dağlamayla tedavi

yapmayan ve eşyada uğursuzluk görmeyenler»  (Buhârî, Tıb 17, 42; Müslim, îman 371,

372, 374;  Tirmizî, Kıyâme 16; Müsned   l/401,   403,   454), oldukları belirtilmektedir. Rukye

istemek, bir tür başkasından istekte bulunmaktır.

    insanlardan istekte bulunmayı yasaklayan hadîsler pek çoktur.

    «Ancak üç kişi için dilenmek caizdir…» (Müslim, Zekât   109;   Ebu  Dâvud,  Zekât  26;  

Tirmizî,   Zekât  23;   Nesâî, Zekât  80).

    «Sizden birinin ipini omuzuna alıp…» (Buhârî,   Zekât  50,  Buyu’   15;   Nesâî,   Zekât  

85;   İbn   Mâce,   Zekât   25; Muvatta’.,  Sadaka   10;   Ahmed  İbn  Hanbel  l/164,   167, 

ll/248)

    «Onlardan biri dilenciliğe devam ederse…»  (Müslim, Zekât 103;  Ahmed İbn Hanbel

ll/15, 88).

    «Kendisine yetecek malı bulunduğu halde insanlardan dilenen…» (Tirmizî,  Mevâkît 

4,  Zekât  22;   Nesâî,  Zekât  87;   Ahmed  İbn  Hanbel l/388,  441,  466, lV/181), vs. Ayrıca:

    «Her kim yoksulluğa düşer ve onu insanlara arzederse, ihtiyacı karşılanmaz» (Ebû

Dâvud, Zekât 28;   Tirmizi,  Zühd   18;   Ahmed  İbn  Hanbel l/407), gibi hadîsler.

    İlim gibi istenmesi caiz olanlara gelince, bu tür şeyler bu konu içine girmez. Çünkü, bildiğini

başkasına öğretmekle bilen insanın ilminden birşey eksilmez; aksine, bilgisi artar. Soran kişi

de onu öğrenmeye muhtaçtır. Resûlüllah (s.a.v.) :

    «Bilmiyorlarsa niçin sormadılar, bilmemenin ilâcı sormaktır» ( Ebû Dâvud, Taharet

125; İbn Mâce, Taharet 93;  Ahmed İbn Hanbel l/370) buyurur. Fakat bazı sorular vardır ki,

yasaklanmıştır. Allah Teâlâ’nın:

    «Ey inananlar, açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın» (3

Mâide  101) buyruğunda ifade edildiği üzere mugalâtalı sorularla benzerlerinden sakındırması

gibi.

    Kişinin, bir başkasından kendisi için dua etmesini istemesine gelince: Peygamber (s.a.v.)

Hz. Ömer’e: «Duada bizi unutma» demiştir. Yine şöyle buyurmaktadır:

    «Müezzini duyduğunuzda, dediğini tekrar ediniz. Sonra bana salât getiriniz. Kim

bana bir defa salât getirirse, Allah ona on defa salât getirir. Sonra da benim için

vesileyi dileyiniz. O (vesile) cennette bir derece olup Allah’ın kullarından sadece

birine verilecektir. Dilerim ki, o kul ben olayım. Her kim benim için vesile’yi dilerse,

kıyamet günü şefaatime hak kazanmış olur» (Müslim,  Salât  11)

    Bu   hadîs   hakkında   şunları   söyleyebiliriz: Resûlüllah   (s.a.v.),ümmetinden kendisine dua

etmelerini istemektedir. Çünkü ona dua ettiklerinde kendileri için yaptıkları duadan daha çok

ecir kazanırlar. Nitekim Resûlüllah: «Duamın tamamını senin için yapayım mı?» diye

sorana: «O zaman Allah, dünya ve âhiret işlerinde sana yeter» (Tirmizî.   Kıyamet  23)

şeklinde karşılık vermiştir. Onlardan kendisi için dua istemesi, diğer emirlerinde olduğu gibi,

onların kendi yararlarını düşündüğü içindir. Çünkü bunda onların faydası vardır. Peygamber

(s.a.v.)’in

    «Her kim arkasından bir kardeşi için dua ederse, mutlaka Allah bir melek

görevlendirir ve kişi her. dua ettiğinde, görevlendirilen melek: «Âmin, senin için de

aynısı verilsin» der» buyurduğu sahih senedle bize ulaşmıştır» (Müslim, Zikr  87).
Şeyhul İslam İbn Teymiyye Rahmetullahi Aleyh Külliyatı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: