MELEKLERE İMAN

Eylül 27, 2006

Meleklere iman herhangi bir şüphe ya da tereddüt sözkonusu olmaksızın kesin olarak var olduklarına inanmak demektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“O peygamber kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü’minler de. Onların herbiri Allah’a, O’nun meleklerine, kitablarına, peygamberlerine inandı.” (el-Bakara, 2/285)

Meleklerin varlıklarını inkâr eden bir kimse kâfir olur. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır:”Kim Allah’ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse artık o hiç şüphesiz uzak bir sapıklığa düşmüştür.” (en-Nisâ, 4/136)

Bu bakımdan ehl-i sünnet ve’l-cemaat icmalî olarak (topluca, bütün) meleklere inanırlar. Tafsilî olarak varlıklarına iman etmeye gelince, bu hususta sahih delil ile bildirilen Allah ve Rasûlünün -sallallahü aleyhi ve sellem- ismen belirttiklerine -vahiy ile görevli- Cebrail, yağmur ile görevli Mikail, Sûr’a üfürmekle görevli İsrafil, ruhları kabzetmekle görevli ölüm meleği, cehennem ateşinin bekçisi Hâzin, cennetin bekçisi Rıdvân, kabir melekleri Münker ve Nekir gibi, isimleri zikredilenlere gelince;

Ehl-i sünnet ve’l-cemaat bunların varlıklarına iman ederler, bunların manevi varlıklar olmayıp, şahıs ve hissedilen kişilikler olduklarına, Allah’ın nurdan yaratıp, semada meskun bulunan yarattıklarından bir yaratık türü olduklarına inanırlar.

Yazının devamını oku »


Gerçek Ve Tek Din Allah’ın Dinidir

Eylül 27, 2006

Gerçek ve tek din alemlerin Rabbi olan Allah’ın dinidir. Çeşitli nebi ve resullere ayrı ayrı şeriatler verilmişse de, onlara verilen şeriatler temelde birdir. Temel esaslar asla birbirinden farklı değildir. Şeriat, Allah’ın apaçık belirttiği gibi bir şeriattır.
Allah’ın Yüce Rasulü buyurmuşlardır:
“Allah her ümmet için bir şeriat göndermiştir.”
Maide suresinin bir ayetinde konumuzla ilgili olarak buyruluyor ki:
“Herbiriniz için bir yol, bir şeriat tespit ettik. Eğer Allah dilese idi, sizi bir tek ümmet yapardı. Fakat bu verdikleri sizi denemek içindir. O halde iyiliklere koşun, hepinizin dönüşü Allah’adır.” (Maide: 48)
Konumuzla ilgili diğer ayetler de şunlardır:
“Sonra, ey Muhammed! Seni de din hususunda bir şeriat sahibi kıldık, ona uy, bilmeyenlerin heveslerine uyma. Şüphesiz onlar seni Allah’tan uzaklaştıramazlar. Doğrusu zalimler birbirlerinin dostudurlar. Allah’dan gereği gibi sakınanların dostu da Allah ‘dır.” (Casiye: 18-20)
“Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları denememiz için, kendilerine bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır.” (Cin: 16-17)
Şeriat, ondan istifade etmek için hazır nehir gibidir.

Yazının devamını oku »


İman Üzerine Hadisler

Eylül 27, 2006

İmam Buhari Ve İmam Muslim (rahmetullahi aleyhim)’in ortak rivayetleri
olan hadisler

Ebu Hureyre (r.a.) bir hadisinde şöyle anlattı:
Hz. Peygamber (a.s.) bir gün insanların arasında oturuyordu. O sırada ona bir zat geldi ve: “Ey Allah’ın Resulü! İman nedir?” dedi. “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Allah’a kavuşmaya, peygamberlerine inanman ve keza son dirilmeye iman etmendir” buyurdu. İslâm nedir? dedi. “İslâm, Allah’a kulluk etmen ve ona hiç bir şeyi ortak yapmaman, Farz namazı dosdoğru kılman, farz kılınmış olan zekâtı vermen ve Ramazanda oruç tutmandır” buyurdu. Ey Allah’ın Resulü! İhsan nedir? dedi. “Allah’a onu görürcesine ibadet etmendir. Her ne kadar onu görmüyorsan da o seni muhakkak görür” buyurdu. Ey Allah’ın Resulü, Kıyamet ne zamandır? dedi. (Cevaben Efendimiz) Buyurdu ki: “Bu konuda sorulan sorandan daha çok bilgiye sahip değildir. Fakat onun alâmetlerini sana haber vereceğim: Cariyenin efendisini doğurması, onun alâmetlerindendir. Yalınayak ve çıplak kimseler, insanların idarecileri oldukları zaman, işte bu da onun alâmetlerindendir. Koyun çobanları yüksek bina kurmakta birbirleriyle yarışa başladıkları zaman, işte bu da onun alâmetlerindendir. (Kıyametin vakti) Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceği beş şeye dahildir.” Bundan sonra Peygamber: Kıyamet vakti hakkındaki bilgi ancak Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez, yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez, şüphesiz Allah her şeyi bilendir, herşeyden haberdardırayetlerini okudu. Ebu Hureyre der ki: Sonra o şahıs dönüp gitti. Arkasından Allah Resulü (a.s.): “O adamı bana geri getiriniz” diye emretti. Bunun üzerine sahabeler onu geri getirmek için aramaya başladılar, fakat birşey göremediler. Bunun üzerine Allah Resulü (a.s.): “İşte o, Cebrail’dir. İnsanlara dinlerini öğretmek için gelmiştir” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 10

  Yazının devamını oku »