MELEKLERE İMAN

Meleklere iman herhangi bir şüphe ya da tereddüt sözkonusu olmaksızın kesin olarak var olduklarına inanmak demektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“O peygamber kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü’minler de. Onların herbiri Allah’a, O’nun meleklerine, kitablarına, peygamberlerine inandı.” (el-Bakara, 2/285)

Meleklerin varlıklarını inkâr eden bir kimse kâfir olur. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır:”Kim Allah’ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse artık o hiç şüphesiz uzak bir sapıklığa düşmüştür.” (en-Nisâ, 4/136)

Bu bakımdan ehl-i sünnet ve’l-cemaat icmalî olarak (topluca, bütün) meleklere inanırlar. Tafsilî olarak varlıklarına iman etmeye gelince, bu hususta sahih delil ile bildirilen Allah ve Rasûlünün -sallallahü aleyhi ve sellem- ismen belirttiklerine -vahiy ile görevli- Cebrail, yağmur ile görevli Mikail, Sûr’a üfürmekle görevli İsrafil, ruhları kabzetmekle görevli ölüm meleği, cehennem ateşinin bekçisi Hâzin, cennetin bekçisi Rıdvân, kabir melekleri Münker ve Nekir gibi, isimleri zikredilenlere gelince;

Ehl-i sünnet ve’l-cemaat bunların varlıklarına iman ederler, bunların manevi varlıklar olmayıp, şahıs ve hissedilen kişilikler olduklarına, Allah’ın nurdan yaratıp, semada meskun bulunan yarattıklarından bir yaratık türü olduklarına inanırlar.

Meleklerin hilkatleri pek büyüktür. Onların kanatları vardır. Kimilerinin iki, kimilerinin üç, kimilerinin dört kanadı, kimilerinin de bundan da fazla kanadı vardır.

Melekler, Allah’ın ordularından birisidir. Bunlar şanı yüce Allah’ın izin vereceği ve hallerin gereğine uygun olarak eşya gibi ve cismani şekillere girebilme gücüne sahibtirler.

Melekler, Allah’a yakınlaştırılmış ve Allah tarafından kerim kılınmış varlıklardır. Erkeklik, dişilik vasıfları yoktur, evlenmezler ve nesilleri çoğalmaz.

Yemezler, içmezler. Onların gıdaları tesbihtir, tehlildir. Bundan asla usanmaz ve buna ara vermezler, yorulmazlar, güzellik, haya ve düzenlilik gibi vasıflara sahibtirler.

Melekler yüce Allah’a itaat ve O’na isyan etmemek fıtratı üzere yaratılmış olmak bakımından insanlardan farklılık arzederler. Allah onları kendisine ibadet etmek, emirlerini yerine getirmek üzere yaratmıştır. Yüce Allah onlar hakkında şöyle buyurmaktadır:”Rahman evlat edindi dediler. O bundan münezzehtir. Bilakis onlar mükerrem kullardır, sözleri ile O’nun önüne geçemezler. Onlar O’nun emri gereğince iş görürler. Onların önündekini de, arkalarındakini de bilir. O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler. O’nun korkusundan titrerler.” (el-Enbiya, 21/26-28)

Melekler gece gündüz Allah’ı tesbih ederler. Semadaki Beyt-i Ma’mur’u tavaf ederler. Allah’tan korkarlar ve haşyet ile O’na ibadet ederler.

Meleklerin pekçok çeşitleri vardır:

Kimileri arşı taşımakla, kimileri vahiy ile, kimileri dağlar ile görevlidirler. Kimileri cennetin, kimileri cehennem ateşinin bekçiliğini yaparlar.

Kimileri kulların amelini tesbit etmekle, kimileri mü’minlerin ruhlarını, kimileri kâfirlerin ruhlarını kabzetmekle görevlidirler, kimileri de kula kabirde soru sormakla görevlidir.

Onlardan mü’minlere mağfiret dileyen, onlara dua eden, mü’minleri seven kimseler olduğu gibi ilim meclislerine, bir araya gelip Allah’ı anan topluluklara tanık olup kanatlarıyla onları örtenler de vardır. Kimileri insanla beraber olur ve ondan ayrılmazlar, kimileri kulları hayırlı işler yapmaya çağırır, kimileri salih kimselerin cenazelerine katılır, kimileri mü’minlerin yanında savaşır ve Allah’ın düşmanları ile cihadlarında mü’minlere sebat verirler.

Salih kimseleri korumakla, onların sıkıntılarını gidermekle görevli olanlar olduğu gibi, kâfirleri lanetlemek, üzerlerine azab indirmekle görevli olanları da vardır.

Melekler heykel yahut suret, yahut köpek ya da çan bulunan hiçbir eve girmezler. Ademoğullarının rahatsız olduğu şeylerden onlar da rahatsız olurlar.

Melekler pekçoktur, onların sayılarını yüce Allah’tan başka kimse bilemez. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:”Rabbinin ordularını O’ndan başka kimse bilemez ve O (cehennem) insanlar için ancak bir öğüttür.” (el-Müddessir, 74/31)

Yüce Allah onları görmemizi engellemiştir. O bakımdan bizler onları yaratıldıkları şekillerde göremeyiz. Şu kadar var ki bazı kullarına üzerlerindeki perdeyi kaldırıp, onları göstermiştir. Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Cibril -aleyhisselam-’ı iki defa yüce Allah’ın kendisini yaratmış olduğu asli suretiyle görmüştür. İşte yüce Allah şöyle buyurmaktadır:”Arkadaşınız bir deli değildir. Andolsun ki o kendisini apaçık ufukta görmüştür.” (et-Tekvîr, 81/22-23)

selefi salihin akidesi adlı eserden Abdullah b. Abdulhamid el-Eseri

Reklamlar

One Response to MELEKLERE İMAN

  1. naz dedi ki:

    açıkcası ben çok beyendim hem de ödevimi yapmaya çok yaradı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: