Yemin Üzerine Hadisler

Ekim 11, 2006

Buhari ve Muslim’in (rahmetullahi aleyhim) ittifak ettiği hadisler

Ömer b. Hattab’ın (r.a.) naklettiğine göre:
Hz. Peygamber (a.s.): “Aziz ve Celil olan Allah babalarınız üzerine yemin etmenizi yasaklıyor” buyurmuştur.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3104

Ebu Hureyre’nin (r.a.) anlattığına göre:
Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: Bir kimse “lat hakkı için” diyerek yemin ederse hemen “La İlahe İllallah” desin. Yine bir kimse de arkadaşına: “Gel kumar oynayalım derse sadaka versin.”
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3107

Ebu Musa Eşarî (r.a.) şöyle anlatır:
Eşarî kabilesinden bir grup içinde eşyalarımızı taşıyacak binek develer istemek için Hz. Peygamber’e geldim. Hz. Peygamber (a.s.): “Allah’a yemin olsun ki size deve veremem, size vermek için deve yok” buyurdu. Biz de belli bir süre bekledik. Sonra Allah Resulü’ne bir takım deve getirildi. Bunun üzerine bize yaşları üç ile on arasında değişen beyaz hörgüçlü üç deve verilmesini emretti. Develeri alıp yola koyulduğumuz zaman şöyle konuştuk: Allah bize bereket vermez. Biz kendisinden yük devesi istemek için Allah Resulü’ne gittik, o da bizlere deve veremeyeceğine yemin etti; sonra da verdi. Bu konuşma Hz. Peygamber’e ulaştırıldı. Buna cevaben Hz. Peygamber: “Sizlere develeri ben vermedim. Sizleri develere yükleyen Allah’tır. Allah’a yemin ederim ki Allah diler de bir yemin eder sonra da ondan daha iyi bir yol görürsem yeminimden kefaret verir ve o daha iyi olan işi yaparım” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3109

Yazının devamını oku »

Reklamlar

İman Üzerine Hadisler 3

Ekim 11, 2006

Ebu Hureyre (r.a.)
Allah Resulü’nün (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Babalarınızı terk etmeyiniz. Her kim babasını reddederek terk ederse, nankörlük yapmış olur.”
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 94

Sa’d b. Ebu Vakkas (r.a.) şöyle anlatır:
Ben şu kulaklarımla, Allah Resulü’nün (a.s.), “Her kim müslüman olduğu halde babasından başkasına, babası olmadığını bilip dururken babalık nesebi iddia ederse, o kişiye Cennet haramdır” buyurduğunu duymuşumdur.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 95

Abdullah b. Mesûd’un (r.a.) naklettiğine göre:
Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Müslümana sövmek fasıklık ve onu öldürmek için dövüşmek küfürdür.”
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 97

Cerir’in (r.a.) bildirdiğine göre:
Hz. Peygamber (a.s.) Veda haccında kendisine: “Halkı sustur da beni dinlesinler” diye emretti. Sonra da şöyle buyurdu: “Benden sonra birbirlerinizin boyunlarını vuran kâfirler durumuna dönüşmeyiniz.”
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 98

Yazının devamını oku »


İkincisi

Ekim 11, 2006

İçinde, bu sözü söyleyene cehennemin haram kılınacağı zikri geçen hadisler. Bazı alimler bu hadislerden, ebedi olarak cehennemde kalmanın haram kılındığını anladılar veya ehlinin sonsuza kadar içinde kalacağı bir ateş onlara haram kılınmıştır, şeklinde yorumladılar. Bu ateş ise cehennemin en üst tabakasıolan “Derk’i Ala” dışında kalan ateştir. Derk’i Ala’ya tevhid ehlinin isyankarlarından bir çok kimse işledikleri haramlar sebebiyle gireceklerdir. Sonra da kullarına karşı merhametli olan Allah’ın rahmeti ve şefaatçilerin şefaatiyle oradan çıkarılacaklardır.

Buhari ve Müslim’de geçen kudsi bir hadiste Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

-“İzzetim ve Celalim hakkı için La İlahe İllallah diyen kimseyi mutlaka cehennemden çıkaracağım.”

Yazının devamını oku »


Birincisi

Ekim 11, 2006

İçinde iki şehadet ile Allah’a kavuşan kimsenin cennete girip, ondan men olunmayacağını bildiren hadisler.

Bu mana, hadislerin zahirine göredir. Gerçek tevhid ehlinden hiçbirisi cehennemede ebedi olarak kalmaz. Eğer haram işlemişlerse cehennem ateşinde bunlardan temizlendikten sonra Allah onları cennete sokar. Ya da {Allah (c.c) affedip hiçbir ceza vermeden direkt olarak cennete sokar}

Ebu Zerr (r.a) hadisinin manası şudur:

Kişide tevhid bulunduğu takdirde o, hırsızlık ve zina yapsa da bunlar onun cennete girmesinde engel değildir. Ve bu şüphe götürmeyen bir gerçektir. Bu hadisten tevhid bulunduğu taktirde zina eden ve hırsızlık yapan kişinin hiç azap görmeyeceği manası da çıkmaz.

Bezzar’ın Müsned’in de Ebu Hureyre (r.a)’nün Rasulullah (s.a.s)’den rivayet ettiği hadiste Rasulullah şöyle demiştir.

-“Kim Allah’tan başka hakkıyla ibadet layık ilah yoktur derse çekmesi gereken cezayı çektikten sonra bu söz, ona fayda verecektir.” ([1])

[1] (Senedi sahihtir. Bezzar “Müsned”inde, Beyhaki ve İbn-u Abdul Birr “Temhit” kitabında tarhiç ettiler. El-Hatib ise “MEVDUUL EVHAM” kitabunda tahric etti.)


KELİMETÜL İHLAS LAİLAHE İLLALLAH

Ekim 11, 2006

Hamd Allah’a aittir ve yardım Allah’tandır. Buhari ve Müslim’de Enes (r.a)’den şu hadis rivayet olunmuştur.

Bir seferde Rasulullah (s.a.s) ve Muaz (r.a) aynı binekteyken Rasulullah (s.a.s) Muaz (r.a)’a:

-“Ey Muaz! Diye seslendi. Muaz:

-“İcabete ve itaate tekrar tekrar hazırım ya Rasulullah!” dedi.

Rasulullah (s.a.s) tekrar:

-“Ey Muaz!” dedi. Muaz (r.a):

-“Demin ki dediğini yinleyerek:

-“İcabet ve itaate tekrar tekrar hazırım ya Rasulallah!” dedi. Bu konuşma aralarında üç kere yinelendikten sonra Rasulullah (s.a.s) ona dedi ki:

-“Allah’tan başka hakkıyla ibadete layık ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasulü olduğuna şehadet eden hiçbir kul yoktur ki Allah ateşi ona haram kılmasın.”

Bunun üzerine Muaz (r.a):

-“Ya Rasulullah! Bunu insanlara haber verip de müjdeleyeyim mi?” dedi.

Rasulullah (s.a.s) buna cevaben:

-“O zaman buna güvenirler.” Dedi.

Muaz (r.a) ölüm döşeğinde iken böylesine bir müjdeyi insanlardan saklamayı kerih gördüğünden dolayı haber verdi.

Yazının devamını oku »