HANEFİ ALİMLERİNE GÖRE ŞİRKİN TÜRLERİ

Yukarıda gördüğümüz üzere, şirkin türlerini arzetme esnasında doğal olarak anlaşılmaktadır ki, bu şirk türleri sadece Rububiyet cihetiyle sınırlı kalmayıp, Ubudiyete (Uluhiyete) de şamildir, ileride yapacağımız açıklamalardan da anlaşılacağı üzere bu, Allah’ın isimlerinde ve sıfatlarında da O’na şirk koşmayı içine alır. Bu da Allah’ın kullarından herhangi birisine, Allah’ın sıfatlarından bir sıfatı uygun görmek veya insanlardan herhangi bir kimse hakkında onu, kendisine ibadet edilen ilah derecesine çıkaracak kadar aşırı gitmektir.
Biz bu vesileyle aşağıda bazı hanefi alimlerinin, şirkin çeşitleri hakkındaki açıklamalarını vermeye çalışacağız.(7)
(7) Hanefi alimlerinin de açıklayacakları gibi, şırkm kısımları sadece islam toplumlarında cehaletin yaygınlığı nedeniyle meydana gelen şirki amellerdir Görüşüme göre, onlar ibadette şirk koşmayı da delilleriyle özet olarak anlatsalardı daha yararlı olurdu. Ancak, yine de onlar şirk hakkında gerekli ayrıntılı bilgileri vermişlerdir. Şirkin vuku bulduğu ibadetler sadece zikredilen ameller veya ibadetler değillerdir. Bilakis daha birçok ameller ve ibadetler de vardır. Acaba Hanefiler neden sadece bir türün üzerinde daha çok durdular? Bu, ancak bizim dediğimizin doğruluğunu isbat edicidir ki, Hanefi alimlerinin -hemen- hepsi, ibadetle ilgili amellerde şirke düşülmesinden insanları sakındırmışlardır.

1. İmam Ahmed es-Serhendi(8) diyor ki: Şirk iki türlüdür Birincisi, “Vacibu’l-Vücud” hakkında şirk koşmak, ikincisi ise “ibadet’te şirk koşmaktır.
(8) Ahmed b Abdılehad es-Serhendı el-Hanefi el-Maturıdî el-Nakşıbendı’nın, Beyanu’l-Akaıd, Ala Mezhebı’l-Maturıdıyye, Tehzibu’s-Sufiye ve Rısaletu Isbatı’n-Nubuvvetı ve ayrıca, er-Reddu Ale’ş-Sıy’a adlı eserleri vardır H 1034’de oldu. Bkz Nuzhetu’l-Havatır, 5/43-55)


2. İmam Ahmed er-Rumi(9) ve Subhan Bahş el-Hindi, sirkin altı türünü zikrettiler. Bu altı türün bir tanesi sudur:
(9) Ahmed b Muhammed el-Akhisari el-Hanefi er-Rumi, Osmanlı alimlerindendir ilmi eserleri vardır Tedrisatta bulunmuş ve fetva vermiştir. H 1043 yılında olmuştur Bkz Hidayetu’l-Ârifîn, 1/157 ve Mu’cemul-Muellifîn, 2/83
Şirku’t-Takrib: Bu, Allah’a yakınlık(10) için Allah’tan(11) gayrısına ibadet etmektir.
(10) Delili. “Biz onlara, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. (ez-Zumer. 3)”
(11) Mecalisu’l-Ebrar Ala Hazineti’l-Esrar, Sh.150-152.

3. Et-Tahanavi de(12) muhtelif şirk türlerini şöyle zikreder:
a) İbadette şirk.(13)
b) İtaatte Şirk.(14)
c) İsimlerde şirk.(15)
d) İlimde Şirk.(16)
e) Kudrette Şirk.(17)
(12) Muhammed b Ali b. Hamid b Sabir el Hanefi et Tahanavi, kelamcı ve edibdir Maturidi fakihlerindendir Bkz Nuzhetu’l Havatır, 6/287 ve Mu’cemu’l-Muellifîn, 11/47.
(13) ‘Andolsun ki biz her ümmete tağuttan kaçının ve Allah a ibadet edin diye (tebligat yapması için) bir Peygamber gonderdik (en Nahl 36) , Andolsun ki biz Nuh u kavmine gönderdik O kavmine ey kavmim, Allah’a ibadet edin Sizin O ndan başka bir ilahınız yoktur (dedi) (El-Araf 59) Allah tan başkasını Allah ile beraber ilah edinme. Yoksa kotülenmiş ve aşağılanmış olarak oturur kalırsın (el İsra 22). Demek istiyor ki, Allah tan gayrısına ibadetini tahsis etme, bu O ndan başkasına ibadettir.
(14) Ey Ademoğulları! Ben sizden Şeytana ibadet etmeyin diye söz almadım mı? (Yasin 60) Demek istiyor ki Ben sizden ona itaat etmemeniz, ona uymamanız ve size emrettiği isyanda ona itaat edip ibadet etmemeniz için sizden ahid almadımmı? Ey babacığım, Şeytana ibadet etme! Şüphesiz ki Şeytan Allah’a isyan etmiştir (Meryem 44)
(15) Bundan amaç, hayvan kesiminde Allah’tan gayrisinin adını anmak olabilir. Üzerine Allah’ın adının anılmadığından yemeyiniz Şüphesiz o fısktır (el Enam 121), Ancak size leşi kanı, domuz etini ve Allah’tan gayrisi için kesileni haram kıldı (el Bakara 173) Bundan amaç, doğan bir kımseye Allah tan gayrısına ibadet etmeye verilen ad olabilir Abdulharis Abduluzza denilmesi gibi. Onlara salih bir çocuk verilince, kendilerine verildiğinde O’na ortaklar edinirler (el Araf 100) Yani o doğan çocukta, Allah’ın onu yaratmasına ortaklar koşarlar. Halbuki Allah onu varetmiş ve onu onlara nimet olarak vermiş ve onunla anne ve babasının gönüllerini sevindirmiştir Ama onlar, Allah’tan gayrısına onu kul etmişlerdir Onu Allah’tan gayrısının kulu olarak adlandırmışlardır Abduluzza, Abdulharı, Abdulka’b, gibi Şiiler de bu şirke düşerek, çocuklarına Abdulali, Abdulhasan’, “Abdulhüseyn” vb isimler takmışlardır Veya Allah onlara o çocuğu nimet olarak vredikten sonra, Allah’a ibadette ortak koşarlar Halbuki onlara sayısız nimetler veilmiştir. Bu ifade tarzı, nevi den cins’e intikal usûlüdür Ayetin başı, Adem ile Havva hakkındayken, kelam sonradan cinse intikal etmiştir Bu şüphesiz Ademin neslinde çoktur. Bunun için Allah onlara şirkin batıl olduğunu bildirdi ve bunların çok şiddetli bir zulüm işlediklerini söyledi. Bu şirkin sözlerde veya davranışlarda olması aynı şeydir. Allah onları tek bir nefisten yaratmıştır. O nefisten onun eşini varetmış ve onlara kendi nefislerinden eşler yaratmıştır. Sonra onlar arasında bir sevgi ve şefkat yaratmıştır. Bu nedenle onlar, birbirlerinden huzur bulurlar. Birbirlerini sevip dost olurlar. Sonra onlara çocuklarının olması için şehvet verdi. Onlara kadınların rahmine yerleştirdiği çocuklar verdi. Belli bir sure sonra onları dünyaya getirdi. Onlar çocukları doğmak üzereyken onu sağ sağlım olarak dünyaya getirmesi için dua ederler. Tüm bunlar var ken, O na ibadet edip hiçbirşeyi O na ortak koşmamaları ve dini sadece O na halis kılmaları hak değil mi’ Bkz Teysiru’r-Rahman Tefsiri, 9/128-130.
(16) O, Gaybı bilendir Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (kimsenin bilmesine izin vermez ) (ec-Cin 26)”, “De ki, göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başkası bilmez (En-Neml 65)”
(17) Deki Onlara çağırdığınızda sızı duyuyorlar veya size bir zarar veriyorlar mı’ (eş-Şuara 72-73)”, Allah tan gayrı kendilerine ibadet et tikleriniz, size rızık vermeye güç yetıremezler (Ankebut 17)” Bkz Keşfu İstıhatı’l-Fünun, 4/153-164.)

4. İmam Veliyyullah ed-Dehlevi(18) şirki aşağıdaki türlere ayırmıştır:
a) Sucud’da şirk.(19)
b) Yardım istemede şirk.(20)
c) Nezirde (adakda) Şirk.(21)
d) İsimlendirmede şirk.(22)
e) Büyüklerine tabi olmada şirk (23)
(18) Ahmed Veliyyullah b. Abdırrahim b. Vecihu’d-Din el-Umeri ed-Dehlevi, el-Fevzu’l-Kebir, el-Buzur el-Bağıza ve Huccetullah el Balığa adlı meşhur eserlerin sahibidir H 1176da Dehli de olmuştur 6/398,415)
(19) “Alah’a secde yapın ve Ona ibadet edin (En-Necm 62)’
(20 “Ancak sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz (el Fatiha 5)” Allah Rasûlu de şöyle buyuruyor ‘Yardım dileyince ancak Allah’tan dile “(Tırmızı, Ahmed b Hanbel)
(21) “Nezirlerine vefa gösterirler ve şerri yaygın olan o günden korkarlar (el-İnsan 7)” Haşıyetu İbn-i Abidin Ala er Reddi’l Muhtar, 2/439-440 El-İbdau Fi Madarru’l-İbdita’, Sh 189 Ziyaretu’l-Kubur, s.29 El-Mecalıs el-Erbaa, sh 14 “Sonra hac ibadetini yenne getirsinler ve adaklarına sadık kalsınlar Kabeyi de tavaf etsinler (el Hacc 29) El-Bahrur-Raile, 2/298 Ruhul-Menai, 17/313.
(22) Daha önce bu konuya işaret edilmiştir.
(23) “Alimlerin ve ruhbanlarını Allah tan gayrı ilahlar edindiler O’ndan başka ilah yoktur, ilah ancak Odur O, onların ortak koştuklarından münezzehtir (et-Tevbe 31)” Bunun tefsirinde Tirmizi şöyle demiştir ‘Onlar onlara helali haram, haramı da helal kılınca onlar da buna rağmen onlara uymadılar mı’ Adıy b Hatem de, evet, ey Allah m Rasûlu’dedi Rasûlullah da, işte bu, onlara ibadettir buyurdu.
f) Kurban kesiminde şirk.(24)
g) Şaibe ve Bahîrede şirk.(25)
h) Halif (Ahid verme) şirki.(26-27)
ı) Haccı Allah’tan başkası için yapma şirki(28-29)
(24) “De ki Benim namazım, ibadetim, hayatım ve olumum alemlerin Rabbı olan Allah içindir (el-En’am:162)” “Rabbın için namaz kıl ve kurban kes’ (el-Kevser. 2)” Bkz Tuhfetu’l-Fukaha 3/67
(25) ‘Ne bahîreyi, ne şaibeyi, ne vasîleyi ve ne de ham’ı Allah size farz kılmadı Fakat kafir olanlar Allah’a yalan yere iftira ediyorlar (el-Maide 103)” Bu, dinde Allah’ın söylemediğini ihdas eden ve Allah’ın helal kıldığını haram kılan müşriklerin zeminidir Kendi bozuk görüşlerine uyarak kendilerinin icad ettikleri kavramlarla, hayvanlarını Allah’ın emrine karşı haram kıldılar ‘Bahire”, kulağını ortadan yararak ikiye ayırdıktan ve sırtına binmedikleri deveye denir “Şaibe” belli bir yaşa ulaştıktan sonra başı boş bırakılıp kendisine binilmeyen, üzerine yük yüklenilmeyen, yedirilmeyen deve, oküz veya koyuna verilen addır ‘Ham” ise, belli bir yaşa gelip de sırtına binilmeyen ve yük vurulmayan deveye verilen addır. Butun bunların hepsi, hakkında delil olmadan haram kılınmış hayvanlardır. Bu ancak Allah a iftiradır, onların cehaletinden kaynaklanmaktadır (Teysıru’r-Rahman 2/352.)
(26) Bu ancak hilfde (ahidde) bulunan kimsenin, kendisiyle yemin edilen şeyde ancak Allah a özgü olan bir kemal görüp, onu Allah a denk kabul etmeyi itikad etmesine bağlıdır. Aksı takdirde sadece dil ile böyle bir ahidde (yeminde) bulunmak ‘küçük şırk”tir İslam dan çıkarmaz.
(27) ‘Kim Allah tan gayrisinin adıyla ahidde (yeminde) bulunursa kafir olmuştur ” Hadıs-i Şerifi bunun delilidir (Ebu Davud, Ahmed b. Hanbel, el-Hakim ) Bir rivayette de şöyle Duyuruluyor ‘Kim Allah’tan gayrısıyle ahid verirse, Allah’a şirk koşmuştur (Ahmed b. Hanbel )” İmam Ebu Hanifeden gelen bir rivayete göre, o Allah’tan gayrısıyla yemini (ahid vermeyi) yasaklayarak şöyle demiştir ‘Kişi ancak halis Tevhid’i Allah amahsus kılıp onunla yemin edebilir (Bedaius-Senai, 3/8)’ İbn-i Nüceym el-Hanefi, Allah’tan gayrısıyla yemin eden hakkında şunu söyler “Ha yatım ve senin hayatınla yemin ederim diyenin küfründen korkulur (el Bahru r-Raik, 3/88, 5/124 El-Fetava el-Hindiyye, 6/323, 326 ”
28) ‘Kimin gücü yeterse, onun uzerine Allah için haccetmek farz kılınmıştır (Al-i İmran 97)
(29) Huccetullah el-Balığa, 1/183, (Yem baskısında 1/543). El-Buzur el Baziğa, 1/127)

5. Şah Muhammed İsmail(30) ise şu kısımları zikrediyor:
(30) Hayatı hakkında bilgi verildi
a) Evliyadan duayla yardım istemek ve onlarla istiğasede bulunmak.(31)(31) Allah’ tan başkasına ne yarar ve ne de zarar veremeyecek şeye çağrıda bulunma (Yunus 106)”, “Rabbınızden ıstığase ettiğinizde O da hemen size karşılık vermişti (El-Enfal 9)” (Ruhu’l-Meani, 6/129, 11/98)
b) Evliya’ya nezirde ve onlar için kurban kesmede şirk.(32)
(32) Yukarıda değinildi
c) Evliyadan -gıyablarında- yardım dilemek.(33)
(33) Yukanda değinildi
d) İsimlendirmede şirk koşmak. Doğan çocukları evliyaya nisbet etmek. Yani onların olmalarında Allah’dan gayrısını sebep bilmek ve onlara nisbet edip çocukları adlandırmak. Abdunnebi, Hibetu Ali, Hibetu Hüseyin, Hibetu’l-Murşid, Hibetu Selar vb. diye adlandırıp, onlardan belaların giderilmesini dilemek.(34) (34) Yukarıda değinildi
e) Allah’tan gaynsıyia yemin etmek.(35) (35) Yukarıda değinildi
f) Allah’ın velilerinden bir velinin adıyla çocuğu tütsülemek.
g) Veli adına çocuğa elbise giydirmek.
h) Oğlunu ayağından bir iple veli  adına bağlamak.
ı) Allah’tan başkasına secde etmek.(36) (36) Bunun deliline daha önce değinildi (el-Bahru’r-Raık, 5/124, el-Mırkat, 2/202 Ruhu 1-Meanı, 17/213)
i)  Allah’dan  gayrisinin  gaybı     bildiğine  inanmak.(37) (37) Bunun deliline daha önce değinildi El-Fetavayı Hindiyye’de, gaybı bilme iddiaları hakkında hüküm vardır (6/325-326 el-Bahru’r – Raik, 3/88, 5/124)
j) Allah’dan gayrısına tasarruf hakkı tanımak.(38) (38)  Bunun  deliline  daha  önce  değinildi   (El-Bahru’r-Raik  2/892, Ruhu’l-Meani 17/213, El-İbda’ Sh 189)
k) Allah’tan gayrısı için kudret sıfatı isbatına inanmak.(39) (39)Takviyetul-İman, Sh:19-21 (Urduca) En-Nedvi, Risaletu’t-Tevhid, Sh 25-33
Bundan sonra şöyle der: “Bunların hepsiyle şirk sabit olur ve insan bununla müşrik olur.” imam Muhammed ed-Dehlevi, bir diğer yerde şirkin kısımlarını şöyle sayar:
a) ilimde şirk.(40) (40) ‘Önlerinde ve ardlarında olanı bilir Dilediği kadarının dışında, O’nun ilminden hiçbirşeyi kavrayıp kuşatamazlar (El-Bakara 255)”
b) Tasarrufta Şirk.(41) (41) “De ki Allah tan başka ilah diye öne sürdüklerinizi çağırın Onların göklerde ve yerde bir zerre ağırlığında bile hiçbir şeye güçleri yetmez, yaratılışta ortaklığı olmadığı gibi, O nun bunlardan hiçbir destekçi olanı da yoktur. O nun katında izin verdiğinin dışında hiç kimsenin şefaati yarar sağlamaz (Sebe 22-23) ”
c) ibadette şirk.(42) (42) Daha önce geçti
d) Âdette (yani amelde) Şirk.(43) (43) Reddu’l-İşrak   Sh 16-17)
Buna en-Nedvi de ilavelerde bulunarak, kabirciler hakkında şiddetli tavır koymuştur.(44) (44) Rısaletut-Tevhid, Sh 34-40)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: