ALLAH’A İMAN

Ekim 26, 2006

S. Yüce Allah’a iman etmenin anlamı nedir?
C. Kalbin derinliklerinden yüce Allah’ın varlığını kesin olarak tasdik etmek demektir. Öyle ki ondan önce onun zıttı sözkonusu olmadığı gibi, ondan sonrası da olmaz. O kendisinden önce hiçbir şeyin olmadığı İlk (Evvel), kendisinden sonra hiçbir şey kalmayacak olan Âhir, kendisinin üstünde hiçbir şey olmayan Zâhir, kendisinin ötesinde hiçbir şey bulunmayan Bâtın  dır. O herşeye hayat veren, kendisi de mutlak olarak hayat sahibi olan (Hayy), bütün varlıkların işlerini çekip çeviren, yönetip gözeten (Kayyûm) bir ve tek olan (Ehad) ve Samed (kimseye muhtaç olmayan)’dır.
“Doğurmamıştır, doğurulmamıştır, kimse de onun dengi değildir.” (el-İhlas, 112/3-4)
Onu uluhiyetiyle/ilahlığında, rububiyetiyle/rablığında, isim ve sıfatlarıyla da tevhid etmek gerekir.
S. Ulûhiyyetin tevhidi/İlahlığı birlemek ne demektir?
C. Zahiriyle, batınıyla, ameli olanıyla, sözlü olanıyla, bütün ibadet çeşitlerinin yalnızca yüce Allah’a yapılması, kim olursa olsun Allah’ın dışındaki bütün varlıklar hakkında ibadetin hiçbir şekilde kabul edilmemesi demektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Rabbin şunları hükmetti: Kendisinden başkasına ibadet etmeyin.” (el-İsra, 17/23);
“Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın.” (en-Nisa, 4/36);
“Ben, evet Ben Allah’ım. Benden başka ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet et ve Beni zikretmek için namaza kalk.” (Taha, 20/14) ve benzeri daha başka âyetler bunu açıklamaktadır. Bu manayı da Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığına dair şehâdet tam anlamıyla ifade etmektedir.
Yazının devamını oku »


İman (2)

Ekim 26, 2006

İMAN

S. İman nedir?
C. İman söz ve ameldir. Hem kalbin, hem dilin sözü, kalbin, dilin ve azaların da amelidir. İtaat ile artar, günahlar dolayısıyla eksilir. İman hususunda mü’minler arasında fazilet farkı vardır.
S. İmanın hem söz, hem amel oluşuna delil nedir?
C. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Fakat Allah size imanı sevdirdi, onu kalblerinizde süsledi.” (el-Hucurat, 49/7)
“O halde Allah’a ve Rasûlüne iman edin.” (el-Araf, 7/158)
Bu da dine ancak kendileri ile kulun girebildiği iki şehâdetin anlamıdır. Böyle bir şehâdet itikad itibariyle kalbin ameli, onu söylemek itibariyle dilin amelidir. Bunlar birbirleriyle uyum arzetmedikçe faydası olmaz. Yüce Allah da: “Allah imanınızı boşa çıkaracak değildir.” (el-Bakara, 2/143) diye buyurmaktadır ki, maksat kıblenin değiştirilmesinden önce Beytu’l-Makdis’e doğru kılanın namazlardır. Burada yüce Allah namazın tamamına “iman” adını vermektedir. Namaz da hem kalbin, hem dilin, hem de azaların amellerini birarada ihtiva eder. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem cihadı, kadir gecesinde namaz kılmayı , ramazan orucunu tutup, ramazan gecelerinde namaz kılmayı, ganimetin beşte birini ödemeyi  ve diğer başka amelleri imandan saymıştır. Nebi Sallallahu aleyhi vesellem’e: “Amellerin hangisi daha faziletlidir”, diye sorulmuş. “Allah’a ve Rasûlüne imandır.” diye buyurmuştur. 
Yazının devamını oku »