YÖNETİM

S. Müslümanların yöneticilerinin hakları nelerdir?
C. Hak üzere onlara bağlı kalarak samimiyetle öğüt vermek, hakta onlara itaat edip, onlara hakkı emredip, uygun bir şekilde öğüt vermek, arkalarında namaz kılmak, onlarla birlikte cihada çıkmak, zekâtı onlara vermek, haksızlık yapsalar dahi onlara katlanıp sabretmek, açık bir küfür ortaya koymadıkları sürece kılıç kullanarak onlara karşı çıkmamak, yalan yere onları överek onları aldatmamak, ıslah olmaları ve başarı elde etmeleri için onlara dua etmek.

S. Buna dair deliller nelerdir?
C. Buna dair deliller pek çoktur. Bazılarını şöylece sıralayabiliriz: Yüce Allah buyuruyor ki:
“Ey iman edenler! Allah’a itaat ediniz, Rasûle de itaat ediniz ve sizden olan emir sahiblerine de…” (en-Nisa, 4/59)
Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur:
“Başınıza bir köle dahi emir tayin edilecek olursa, dinleyip itaat ediniz.”
“Her kim başındaki emirden hoşuna gitmeyen bir şey görecek olursa, ona sabredip katlansın. Çünkü cemaatten bir karış kadar dahi ayrılıp ölen bir kimse mutlaka cahiliye ölümü ile ölür.”
Ubade b. es-Samit Radıyallahu anh dedi ki: Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem’in bizi çağırması üzerine biz de ona bey’at ettik. Bizden aldığı sözler arasında şunlar vardı:
“Hoşumuza giden ve gitmeyen hallerde, kolaylık ve zorluk zamanlarımızda, başkalarının bize tercih edilmesi halinde bile dinleyip itaat etmek ve emir sahibi olan kimseler ile çekişmemek üzere” bey’at ettik. “Ancak elinizde hakkında Allah’tan bir delilin bulunduğu açık seçik bir küfür görmeniz hali müstesna” diye buyurdu.
Yine Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
“Üzerinize bir azası kesik siyah bir köle emir tayin edilecek olursa, Allah’ın kitabına uygun olarak size kumandanlık ettiği sürece onu dinleyip, ona itaat ediniz.”
“Hoşuna giden ve gitmeyen hususlarda dinleyip, itaat etmek müslüman kişinin görevidir. Ona masiyet ile emir verilmesi hali müstesnâ. Eğer ona masiyeti gerektiren bir emir verilecek olursa, dinlemek de, itaat etmek de yoktur.”
“İtaat ancak maruftadır.”
Yine Peygamber şöyle buyurmuştur:
“O (âmirin) sırtını dövse, malını alsa da dinleyip, itaat et.”
Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem bir diğer hadisinde şöyle buyurmaktadır:
“Her kim itaatten el çekecek olursa, kıyamet gününde lehine hiçbir delil olmaksızın Allah’ın huzuruna çıkar ve her kim de boynunda bir bey’at sorumluluğu bulunmadan ölürse cahiliye ölümü ile ölür.”
Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem yine şöyle buyurmaktadır:
“Bu ümmetin işi birlik ve ittifak halinde iken onu bölmek isteyen kimseyi kim olursa olsun kılıçla vurunuz.”
Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem bir diğer hadisinde şöyle buyurmaktadır:
“Birtakım emirler olacak; (uygulamalarından) bazısının maruf olduğunu göreceksiniz, bazısının da münker olduğunu. Her kim marufu emrederse kurtulur, kim münkere karşı çıkarsa esenliğe kavuşur; ancak (o münkere) razı olan ve uyan kimse felaha eremez.” Ashab:
“Bunlarla savaşmayalım mı?” diye sorunca, Peygamber:
“Namaz kıldıkları sürece hayır” diye buyurdu.
Ve daha başka hadis-i şerifler… Bütün bunlar da sahih hadisler arasındadır.

S. İyiliği emredip, münkerden alıkoymak kimin görevidir ve bunun mertebeleri nedir?
C. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Al-i İmran, 3/104)
Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem da şöyle buyurmuştur:
“Sizden kim bir münker (şeriatın kabul etmediği bir iş) görürse onu eliyle değiştirsin, gücü yetmezse diliyle, yine gücü yetmezse kalbiyle (değiştirsin). Bu imanın en zayıf halidir.” Hadisi Müslim rivayet etmiştir.
Bu hususta Kur’ân-ı Kerim’in âyetleri ile Peygamber efendimizin hadis-i şerifleri sayılamayacak kadar çoktur. Hepsi de iyiliği emredip, gören herkesin münkeri alıkoymakla görevli olduğuna delil teşkil etmektedir.
Bu görev bir başkası tarafından yerine getirilmedikçe o kimse üzerinden düşmez. Herkesin de görev yapması kendi durumuna göredir. Herhangi bir kul bu işi önlemeye daha muktedir ise ve onu daha iyi bilen birisi ise elbette bu görevi yerine getirmesi onun için daha bir vacib ve daha bağlayıcıdır.
Masiyet işleyen kimselere azab ineceği vakit ancak onların yapılmamasını söyleyen ve bundan alıkoymaya çalışanlar kurtulur. Biz bu meseleye dair yeterli ve özel bir risale kaleme almış bulunuyoruz. Bu hususta hakkı taleb edenlere burada yazdıklarımız yeterlidir. Hamd Allah’adır, lütufları dolayısıyla minnet duygularımız O’nadır.

hafız bin ahmed el hakemi rahmetullahi aleyh

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: