Şirki; Putlara Tapınmaktan İbaret Zannetmenin Yanlışlığı

Kasım 18, 2006

Şâyet: Şirk putlara ibadet etmektir. Bizlerse putlara ibadet etmiyoruz derse ona: Putlara ibadet etmenin anlamı nedir? Onların bu tahtadan, taşlardan yapılmış varlıkların yarattığına, rızık verdiğine, kendilerine dua edenlerin işlerini çekip çevirdiğine inandıklarını mı zannediyorsun? Böyle bir kanaatte bulunmadıklarını Kur’ân-ı Kerim ortaya koymaktadır.

Yani bu şüpheci müşrik sana: Şirk putlara ibadet etmektir. Biz ise putlara ibadet etmiyoruz diyecek olursa, ona iki şekilde cevab ver:

Putlara ibadet etmenin mahiyeti nedir? diye sor. Sen o putlara ibadet eden kimselerin bu putların yarattıklarına, rızık verdiklerine, kendilerine dua eden kimselerin işlerini çekip çevirdiklerine inandıklarını mı sanıyorsun? Eğer böyle bir iddiada bulunacak olursa, Kur’ân-ı Kerim onun bu iddiasını yalanlamış bulunmaktadır.

Yazının devamını oku »


Salihlere Sığınmak Şirktir

Kasım 18, 2006

Eğer: Ben Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmuyorum, asla. Fakat salihlere sığınmak da şirk değildir derse, ona şöyle deriz:

Allah’ın şirk koşmayı, zinayı haram kıldığından daha ağır bir şekilde haram kıldığını kabul ettiğine Allah’ın şirki bağışlamayacağını kabul ettiğine göre peki Allah’ın haram kılmış olduğu ve bağışlamayacağını belirttiği bu husus nedir? Bu (senin açıklamana göre) bilinmeyen bir şeydir. (Devamla) ona de ki: Sen mahiyetini bilmediğin şirkten uzak olduğunu nasıl söyleyebilirsin? yahut Allah onu nasıl böyle bir işi haram kılar, mağfiret etmeyeceğini belirtir ve sen bunun ne olduğuna dair soru sormuyor, bunu bilmiyorsun. Yoksa Allah bunu haram kılmış olmakla birlikte onu bize açıklamamış olduğunu mu zannediyorsun.

Yazının devamını oku »


Rasûlullah’ın Şefaati

Kasım 18, 2006

Şâyet: Sen Rasûlullah sallallahü aleyhi vesellem’ın şefaatini inkar ediyor ve böyle bir şeyin olmadığını mı söylüyorsun? dersen, sen de: Hayır ben onu inkar etmiyor ve onunla ilişkimin olmadığını söylemiyorum. Aksine o yüce Peygamber şefaat edilecektir, şefaati kabul edilecek olandır. Onun şefaatine nail olacağımı da ümit ederim, fakat şefaat bütünüyle Allah’ındır. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“De ki: Bütün şefaat Allah’ındır.” (ez-Zümer, 39/44)

Yazının devamını oku »


“Salihlere Sığınmak Onlara Dua Etmek İbadet Değildir!?” Şüphesi

Kasım 18, 2006

Şâyet: Ben Allah’tan başkasına ibadet etmiyorum. Salihlere bu şekilde sığınmak ve onlara dua etmek ibadet değildir diyecek olurlarsa, sen de onlara şöyle de:

Yüce Allah’ın ibadeti yalnız Allah için ihlasla yapmayı farz kıldığını, bunun Allah’ın senin üzerindeki hakkı olduğunu sen de kabul ediyorsun. Şâyet: Evet öyledir diyecek olursa, ona de ki: Allah’ın sana farz kılmış olduğu şey olan ibadeti yalnızca Allah’a halis kılmanın ne olduğunu ve bunun senin üzerindeki hakkı olduğunu bana açıkla. Şâyet ibadeti de, ibadetin türlerini de bilmeyen birisi ise ona şu sözlerinle ibadeti açıklayıver:

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Gerçek şu ki O haddi aşanları sevmez.” (el-A’raf, 7/55)

Yazının devamını oku »


“…Ben, Şefaat Edecekleri Ümidi İle Onlara Yöneliyorum…” Şüphesi

Kasım 18, 2006

Dese ki: Kâfirler o tapındıkları varlıklardan dileklerde bulunuyorlar. Ben ise fayda sağlayıp, zarar verenin, işleri çekip çevirenin Allah olduğuna şahitlik ediyor, O’ndan başkasından bir şey istemiyorum. Salih kimselerin ise emir namına herhangi bir payları yoktur. Fakat ben Allah’tan onların şefaat edecekleri ümidi ile onlara yöneliyorum.

Buna cevab şudur: Bu kâfirlerin söyledikleri sözler ile aynıdır. Ayrıca ona yüce Allah’ın şu buyruklarını oku:

“O’ndan başka veliler edinenler: Biz bunlara ancak bizleri Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz (derler).” (ez-Zümer, 39/3)

”Bir de: Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir derler.” (Yunus, 10/18)

Yazının devamını oku »


“Onların Yalvardıkları da Rablerine Yakın Olmak İçin Yol Ararlar”

Kasım 18, 2006

Böyle diyen kimseye sen de şunu hatırlat: Kâfirlerden kimisi putlara dua (ve ibadet) ediyor, kimisi de Allah’ın dostlarına (velilere) dua ediyordu. Yüce Allah haklarında şöyle buyurmaktadır:

”Onların o yalvardıkları da Rablerine hangisi daha yakın olacak diye yol ararlar.” (el-İsra, 17/57)

Aynı şekilde o kâfirlerin kimisi Meryem oğlu İsa’ya ve onun annesine dua (ve ibadet) ediyordu. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Meryem oğlu Mesih bir rasûlden başka bir şey değildi. Ondan önce de rasûller gelip geçmiştir. Anası ise sıddıyka bir kadındı. İkisi de yemek yerdi. Bizim âyetleri onlara nasıl açıkladığımıza bir bak. Sonra da onların nasıl döndürüldüklerine bir bak. De ki: Allah’ı bırakıp da size hiçbir fayda ve hiçbir zarar vermeye gücü yetmeyen kimseye ibadet mi ediyorsunuz. Halbuki Allah herşeyi işitendir, hakkıyla bilendir.” (el-Maide, 5/75-76)

Yazının devamını oku »


“Biz Allah’a Ortak Koşmuyoruz, Salihleri Aracı Kılıyoruz…” Şüphesi

Kasım 18, 2006

Etraflı cevaba gelince, şüphesiz Allah düşmanlarının rasûllerin dinlerine karşı kendileriyle insanları bu dinden alıkoydukları çokça itirazları vardır. Bunlardan birisi: Biz Allah’a ortak koşmuyoruz. Aksine ortaksız bir ve tek olarak Allah’tan başka hiçbir kimsenin yaratmadığına, rızık vermediğine, fayda sağlayıp, zarar vermediğine, Muhammed sallallahü aleyhi vesellem’in dahi -Abdu’l-Kadir ya da bir başkası şöyle dursun- kendisine fayda sağlama ya da zarar verme imkanına sahib olmadığına şahitlik ediyoruz. Şu kadar var ki ben günahkar bir kimseyim. Salih kimselerin ise Allah katında bir mevkileri vardır. Ben onları aracı kılarak Allah’tan dilekte bulunuyorum şeklindeki sözleridir. Bu sözlere daha önce geçen şekilde cevab ver. Şöyle ki: Rasûlullah sallallahü aleyhi vesellem’ın kendileriyle savaştığı kimseler de sözünü ettiğin hususları kabul ediyorlardı. Onların putlarının hiçbir şeyi yapamadığını kabul etmekle birlikte bu yolla onların mevkilerinden ve şefaatlerinden istifade etmeyi dilemişlerdi. Onlara yüce Allah’ın kitabında zikrettiği buyrukları oku ve açıkla.

Yazının devamını oku »