“…Ben, Şefaat Edecekleri Ümidi İle Onlara Yöneliyorum…” Şüphesi

Dese ki: Kâfirler o tapındıkları varlıklardan dileklerde bulunuyorlar. Ben ise fayda sağlayıp, zarar verenin, işleri çekip çevirenin Allah olduğuna şahitlik ediyor, O’ndan başkasından bir şey istemiyorum. Salih kimselerin ise emir namına herhangi bir payları yoktur. Fakat ben Allah’tan onların şefaat edecekleri ümidi ile onlara yöneliyorum.

Buna cevab şudur: Bu kâfirlerin söyledikleri sözler ile aynıdır. Ayrıca ona yüce Allah’ın şu buyruklarını oku:

“O’ndan başka veliler edinenler: Biz bunlara ancak bizleri Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz (derler).” (ez-Zümer, 39/3)

”Bir de: Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir derler.” (Yunus, 10/18)

“Dese ki…” sözü şu demektir: Şâyet müşrik olan bu şahıs kâfirler onlardan istekte bulunurlar yani kendilerine fayda sağlamalarını yahut zarar vermelerini isterler. Ben ise Allah’tan başkasından bir şey istemiyorum. Salih kimselerin ise emir namına herhangi bir yetkileri yoktur. Ben onlara inanmıyorum, fakat şefaatçi olsunlar diye onlar vasıtası ile yüce Allah’a yakınlaşmaya çalışıyorum.

Böyle diyene şu şekilde cevab ver: Rasûlullah sallallahü aleyhi vesellem’ın aralarında peygamber olarak gönderildiği müşrikler de böyle idiler. Onlar da putlara fayda sağlıyor, zarar veriyorlar diye inandıklarından ötürü ibadet etmiyorlardı. Onlar bu putlara kendilerini Allah’a yakınlaştırsınlar diye ibadet ediyorlardı. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır: ”Biz bunlara ancak bizleri Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” (ez-Zümer, 39/3) dediklerini zikrettiği gibi, şöyle de buyurmaktadır:

”Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir derler.” (Yunus, 10/18)

Buna göre böyle diyen birisinin hali o müşrikler ile aynı olmaktadır.

Şunu bil ki bu üç şüphe onların sahib oldukları en büyük gerekçelerdir. Yüce Allah’ın kitab-ı keriminde bunları bize açıkladığını bildiğine, bunları iyice bellediğine göre, bunlardan sonra sözkonusu edilecekler, buna göre daha basittir.

Müellif: “İşte bu üç şüphe” derken sözü edilen şüpheler şunlardır:

Birincisi onların: Biz putlara ibadet etmiyoruz, ancak Allah’ın dostlarına (evliyaya) ibadet ediyoruz şeklindeki sözleridir.

İkincisi onların: “Bizler ibadette onlara yönelmiyoruz, onları kastetmiyoruz. Bizim maksadımız yalnızca yüce Allah’tır.” sözleridir.

Üçüncüsü de: “Bizler onlara bize bir fayda sağlasınlar yahut bize zarar versinler diye ibadet etmiyoruz. Fayda ve zarar yüce Allah’ın elindedir. Ancak onlar bizi Allah’a yakınlaştırsınlar diye (onlara yöneliyoruz). Bizler bu yönelişimizle onların şefaatine erişmek maksadını güdüyoruz. Yani bizler yüce Allah’a ortak koşmuyoruz” şeklindeki sözleridir.

Bu şüphelerin gerçek yüzü açıkça ortaya çıkmış olduğuna göre bundan sonraki şüphelerin gerçek yüzünün ortaya çıkması daha basit, daha kolaydır. Çünkü bunlar onların kendileri ile hakkı batıla karıştırdıkları en güçlü şüpheleridir.

ŞÜPHELERİ YOKEDEN TEVHİD GERÇEĞİ Şeyh İbn Useymin Rahmetullahi Aleyh

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: