Kur’an-ı Kerim’in Batılı Yokedişi

Batıl peşinde olan bir kimse delil diye bir şey ileri sürecek olursa, mutlaka Kur’ân-ı Kerim’de onu çürüten ve onun geçersiz olduğunu belirten bir buyruk vardır. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

”Onlar sana bir örnek getirdikleri her seferinde muhakkak ki sana hakkı ve daha güzel bir açıklamayı getirmişizdir.” (el-Furkan, 25/33)

Batıl peşinden giden bir kişi kendi batılına dair bir delil getirdi mi mutlaka Kur’ân-ı Kerim’de bu batıl delili çürüten bir açıklama vardır. Hatta batıl peşinden olan herbir kişi eğer kitab ve sünnetten kendi batılının lehine sahih bir delil getirecek olursa, hiç şüphesiz bu delil onun aleyhinedir. Nitekim Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye -Allah’ın rahmeti üzerine olsun- “Der-u Tearudi’n-Nakli ve’l-Akli” adlı eserinin mukaddimesinde şunu belirtmektedir: Bir bid’atçi veya batıl bir kanaatin sahibi bir kimse eğer kendi batılı lehine kitab ya da sahih sünnetten bir delil ileri sürecek olursa, mutlaka bu delil onun lehine olmaz, aleyhine delil olur.

Bazı müfessirler bu âyet-i kerime kıyamet gününe kadar batıl ehlinin ileri süreceği herbir delil hakkında umumidir demişlerdir. Şimdi biz burada yüce Allah’ın günümüzde müşriklerin bize karşı delil diye ileri sürdükleri birtakım hususlara cevab teşkil edecek olan Allah’ın kitabında sözünü ettiği birtakım hususları zikredeceğiz

Müellif Allah ona rahmet etsin muvahhid kimsenin fesahat ve açıklaması ne kadar ileri derecede olursa olsun, muvahhid olmayan kimsenin getirdiği delilinden daha açık ve beliğ bir delil sahibi olacağını belirterek buna yüce Allah’ın: ”Onlar sana bir örnek getirdikleri her seferinde muhakkak ki sana hakkı ve daha güzel bir açıklama getirmişizdir.” (el-Furkan, 25/33) buyruğunu göstermektedir. Yani onlar kendisi ile seninle tartışmak ve hakkı batıla karıştırmak için bir örnek getirecek olurlarsa, mutlaka biz de sana hakkı getirir ve daha güzel bir açıklama yaparız. Bundan dolayı Kur’ân-ı Kerim’de yüce Allah’ın bu müşriklerin ve başkalarının sorularına çokça cevap verdiğini görmekteyiz. Buna sebeb ise yüce Allah’ın insanlara hakkı açıklaması ve hakkın herkes için açık ve seçik bir hal almasıdır.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus vardır ki o da şudur: Bir kimse karşı tarafın delilini bilmeden ve o delili çürütmeye, ona karşılık cevab vermeye hazır olmadan hiçbir kimseyle tartışmaya girişmemelidir. Çünkü gerekli bilgiye sahib olmadan böyle bir tartışmaya girişecek olursa, yüce Allah’ın dilemesi müstesna kendisi yenik düşecektir. Nasıl ki insan düşman ile savaş alanına yiğitlik ve silahı olmaksızın giremiyorsa da böyledir.

Daha sonra merhum müellif bu kitabında müşriklerin delil diye ileri sürdükleri herbir hususu sözkonusu edeceğini ve bu şüphelerin üzerindeki kapalılığı giderip, açıklığa kavuşturacağını belirtmektedir. Çünkü gerçekte bunlar delil olamazlar. Bunlar birtakım karıştırmalar ve delil suretinde göstermelerden ibarettir.

ŞÜPHELERİ YOKEDEN TEVHİD GERÇEĞİ Şeyh İbn Useymin Rahmetullahi Aleyh

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: