Kelamdan Ve cedelden Sakındırması

1- İbni Abdilber, Mus’ab b. Abdullah ez-Zubeyri’den rivayet ediyor: “Malik b. Enes der ki: Dinde kelamdan nefret ediyorum. Bizim beldemizdeki alimlerin, bu zamana kadar, insanları kelamdan alıkoyduklarını biliyorum. Cehm’in fikirleri, Kaderciler ve bunlara benzeyen şeylerle uğraşmak gerekmez. Ameli gerektirmeyen bir şeyin konuşulması lüzumsuzdur. Allah’ın dininde kelamı ihdas etmek benim hoşuma gitmiyor. Bu meselede susmak daha iyidir. Çünkü bulunduğum beldedeki alimlerin dinde yararı olmayan sözlerden alıkoyduklarına şahid oldum.”[1]

2- Ebu Nuaym, Abdullah b. Nafi’den naklediyor: “Malik”i, şöyle derken işittim: Bir kimse Allah’a ortak koşmanın dışında tüm büyük günahları işlemiş olsa (bu arada kelamı da saydı) ve sonra ondan vazgeçse, cennete girer.[2]

3- El-Herevi, İshak b. İsa’dan naklediyor. “Malik derdi ki: Kim dini kelamla öğrenmek isterse zındıklık etmiş olur. Kim kimya ile uğraşırsa iflas eder, kim de hadisin garibini elde etme isterse yalancı olur.”[3]

4- el-Hatib, İshak b. İsa’dan rivayet ediyor: “Malik’in dinde cidalleşmeyi ayıplarken şöyle dediğini duydum: Bize gelen cedelci kimseler, birbirlerinden ne kadar çok cedelci olurlarsa olsunlar, Cibril’in getirmiş olduğunu Nebi’ye (sallallahu aleyhi vesellem) geri çevirmemizi bizden istemektedirler.”[4]

5- el-Herevi, Abdurrahman b. Mehdi’den rivayet ediyor: “Malik’in yanına gitmiştim. Bu sırada bir adam ona soru soruyordu. Malik ona: ‘Herhalde sen Amr b. Ubeyd’in adamlarındansm. Allah ona la’net etsin. O, dinde ‘kelam’ bid’atini icâd etti. Eğer kelam bir ilim olsaydı, sahabe bu konuda konuşurdu. Tıpkı dinin ahkamı hakkında konuştukları gibi’ diye cevap verdi.”[5]

6- el-Herevi, Eşheb b. Abdulaziz’den naklediyor: “Malik’i şöyle derken duydum:

‘Bid’atlerden sakınınız.’ Bunun üzerine:

Ey Abdullah’ın babası! Bid’atler nedir? diye sordular. O da:

Bid’at ehli Allah’ın isimleri ve sıfatları, kelamı, ilmi ve kudreti hakkında konuşup sahabe ve tabiunun sustukları yerde susmayanlardır, dedi.”[6]

7- Ebu Nuaym, Şafiî’den naklediyor: “Malik’e heva ehlinden bazı kimseler gelmişti. Onunla dinde tartışmak istiyorlardı. Malik onlara: Bana gelince, kendi dinimi çok iyi biliyorum. Eğer sen dininde şek (şüphe) sahibi isen dinde tartış, diye cevap verdi.”[7]

8- İbni Abdilber, Ahmed b. Huveyz Mendad’dan naklediyor: O, Kitabu’l-îcarat’ın Hilaf bölümünde şöyle diyor: “Malik dedi ki: Heva, bid’at ve yıldız falıyla ilgili kitapların kiralık verilmesi caiz değildir. Bizim ashabımız (ilim ehli) yanında heva ve bid’at kitapları, kelamcıların, Mu’tezile’nin ve benzerlerinin kitaplarıdır. Bu kitaplar kiraya verilmişse kira akdi feshedilir.”[8]

[1] Camiu Beyani’1-îlmi vefadlihi, sh: 415.

[2] El-Hilye c. 6 sh. 325.

[3] İshak b. İsa b. Necih El-Bağdadî. İbn Hacer onun hakkında “Saduktur. 214. Hicri senesinde vefat etti demiştir.” Takrib-ût Tehzib 1. cilt 60. sayfa ve Tehzib-ût Tehzib 1. cilt 245 sayfalara hal tercemesi için müracaat et.

[4] Zemmu’l-Kelam: K-173.

[5] Şerefu Ashabi’l-Hadis, sh: 5. Zemmu’l-Kelam:K-173.

[6] Zemmu’l-Kelam: K-173.

[7] el-Hilye, c: 6, sh: 324.

[8] Camiu’l-Begani’1-İlmi ve fadlihi, sh: 416-417.

Dr. Afif Abdurrahman el-Humeyyis, Dört Mezheb İmamının İtikadı, Guraba Yayınları.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: