Kur’ân’a Göre Sünnetin Konumu

“Diğer taraftan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’ın sünnetinde (de bu sıfatlar varid olmuştur.) Çünkü sünnet Kur’ân’ı tefsir eder, açıklar, ona delâlet eder, onu yorumlar. Allah Rasûlünün Rabbini kendileri ile vasfetmiş olduğu ve bu hususta bilgi sahibi kimselerin kabul ile karşılamış olduğu sahih hadislerde yer alan sıfatların tümüne de aynı şekilde iman etmek vacibtir.” 

“Diğer taraftan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’ın sünnetinde de…” ifadesi daha önce geçmiş bulunan: “Bu çerçeve içerisine yüce Allah’ın kendi zatını İhlâs sûresinde nitelendirmiş olduğu vasıflar… da girmektedir…” sözlerine atfedilmiştir (bağlanmıştır.) Yani sahih sünnette vârid olduğu şekliyle Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’ın yüce Rabbini kendileriyle vasfettiği sıfatlar da bunun kapsamına girer.

Sünnet kendisine başvurulması gereken ve yüce Allah’ın kitabından sonra esas alınması gereken ikinci esastır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş…dir.”  (en-Nisâ, 4/113) Burada “hikmet”ten kasıt sünnettir.

Yine bir başka yerde: “Onlara kitabı ve hikmeti öğreten…” (el-Bakara, 2/129) diye buyurmaktadır. Peygamberinin hanımlarına da şöyle emretmektedir: “Evlerinizde okunan Allah’ın âyetlerini ve hikmeti hatırlayın.”  (el-Ahzab, 33/34) diye buyurmaktadır.

Yine yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Peygamber size ne verdi ise onu alın, neyi de yasak etti ise ondan sakının.”  (el-Haşr, 59/7)

Peygamber -Sallallahu aleyhi ve sellem-’da şöyle buyurmuştur: “Dikkat edin gerçek şu ki bana Kur’ân-ı Kerîm ve onunla birlikte de onun bir benzeri verilmiştir.”[139]

İlmin, yakînin, itikad ve amelin sabit olması hususunda Kur’ân’ın hükmü ne ise, sünnetin hükmü de odur. Çünkü sünnet Kur’ân’ın bir açıklaması ve ondan neyin kastedildiğinin beyan edicisidir: Sünnet, Kur’ân’ın mücmelini tafsil eder, mutlakını kayıtlandırır, umumi olanını tahsis eder. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İnsanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın diye sana da bu zikri (Kur’ân’ı) indirdik.”  (en-Nahl, 16/44)

[139] Sahih bir hadistir. Ebû Dâvûd, Sünne, fî lûzûmi’s-sünne bâbı (Avnu’l-Ma’bûd, XII, 355); Ahmed, Müsned, IV, 131 (Sââtî, I, 191); ayrıca bk. Mişkâtu’l-Mesâbîh, 163; Câmiu’l-Usul, I, 281.

EL-AKÎDETÜ’L-VASITIYYE VE ŞERHİ – Şeyhu’l-İslâm İbn-i Teymiyye

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: