Sünnet ve Bidat

“Diğer taraftan ehl-i sünnet ve’l-cemaat’in tarikatı (yolu) batınen ve zahiren Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’ın izinden gitmek, ilk önde gidenler olan muhacirler ve ensar’ın yoluna uymak ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’ın şu buyruğundaki vasiyetine uymaktır: “Benim sünnetime ve benden sonra gelen raşid ve hidayete erdirilmiş halifelerin sünnetine uymaya bakınız. Bu sünnete sımsıkı sarılın ve onu azı dişlerinizle kavrayın. Sonradan ortaya çıkartılan işlerden sakının. Çünkü hiç şüphesiz [sonradan ortaya çıkartılan] herşey [bir bid’attir ve her] [291] bid’at dalâlettir.” [292]

En doğru sözün Allah’ın sözü, en doğru yolun Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’ın gösterdiği yol olduğunu bilirler. Allah’ın kelâmını, o kelâmın dışında kalan çeşitli insanların kelâmına tercih ederler. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’ın yolunu da herkesin yolundan öncelikli bilirler.

İşte bundan dolayı onlara ehl-i kitab ve sünnet adı verilmiş, ehlu’l-cemaat denilmiştir. Çünkü cemaat demek [icma] [293] demektir. Bunun zıttı ise ayrılıktır. Her ne kadar (cemaat) lafzı biraraya gelip toplanmış bir topluluğun kendisinin adı haline gelmiş ise de bu böyledir.

İcma ise ilim ve dinde dayanak kabul edilen üçüncü esastır.

İşte ehl-i sünnet ve’l-cemaat insanların kabul ettikleri bütün sözler ile din ile ilgisi bulunan gizli ya da açık bütün amelleri bu üç esas ile ölçüp biçerler.

Esas kabul edilen icma ise selef-i salih’in üzerinde bulundukları yoldur. Zira onlardan sonra ayrılıklar çoğalmış [ve ümmet arasında yayılmıştır.] [294]”

[291] Yazma nüshadan alınmıştır. Fetvâlar’da da bu şekildedir.

[292] Sahih bir hadistir. Tirmizî, Ebvabu’l-İlm, el-Ahzu bi’s-Sünneti vectinabu’l-bid’a, (Tuhfetu’l-Ahvezî, VII, 438)’de rivayet etmiş ve: “Hasen, sahih bir hadistir” demiştir. Ebu Davud’da, Sünne, fi luzumi’s-sünne, (Avnu’l-Ma’bud, XII, 358)’de; İbn Mace, Mukaddime, İttibau Sünneti’l-Hulefai’r-Raşidin’de rivayet etmişlerdir. Bk. İbn Ebi Âsım, es-Sünne, No: 54-59 (Zilalu’l-Cenne ile birlikte); Camiu’l-Usul, I, 278.

[293] Yazma nüshada “icma” yerine “ictima (toplanma)” şeklindedir. Fetvalarda da böyledir, daha doğrudur.

[294] Yazma nüshada “ve ümmet yayılmıştır…” şeklindedir. Fetvâlar’da da böyledir. (Alınan metinde de bu şekildedir. Ancak tercümeye esas alınan metinin benimsediği şekil tercümeye yansıtılmıştır. -çeviren-

EL-AKÎDETÜ’L-VASITIYYE VE ŞERHİ – Şeyhu’l-İslâm İbn-i Teymiyye

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: