İslâm Ümmetinin Bidatçılara Karşı Tutumu

Ehli sünnet vel-cemaat, bid’atçılara karşı gelmeye devam etmekte, bid’atlarını kabul etmeyerek onları inkâr etmekte ve bid’atlarını devam ettirmelerine engel olmaya çalışmaktadırlar.

İşte bunlardan bazıları:

1. Ümmü Derdâ’dan-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle der:

“Ebû Derdâ, (birgün) hiddetlenmiş bir halde eve girince, kendisine:Sana ne oldu? Diye sordum. Bana: Allah’a yemîn ederim ki, namaz kılmalarından başka onlarda Muhammed’in dîninden hiçbir şey bilmiyorum (görmüyorum).”.[26] dedi

2. Amr b. Yahya’dan rivâyet olunduğuna göre, o şöyle der:

“Babamı, babasından şöyle rivâyet ederken işittim: Biz, öğle namazından önce, Abdullah b. Mesud’un evinin kapısının önünde oturur, onun dışarı çıkmasını beklerdik.Dışarı çıkınca da onunla birlikte câmiye kadar yürürdük.Yanımıza Ebû Musa el-Eş’arî geldi ve: “Ebû Abdirrahmân (Abdullah b. Mesud) hâlâ  dışarı çıkmadı mı? diye sordu.Biz de: ‘Hayır, daha çıkmadı’ deyince, Abdullah b. Mesud dışarı çıkıncaya kadar yanımıza oturdu.Dışarı çıkınca da hep birlikte ona doğru ayağa kalktık.Ebû Musa ona:‘Yâ Ebâ Abdirrahman!Ben,az önce mescidde bir olay gördüm ve bunu kabul etmeyip inkâr ettim. Ancak Allah’a hamdolsun ki hayırdan başka bir şey görmedim. Abdullah b. Mesud:Nedir o?diye sordu.Ebû Musa:‘Yaşarsan onu  görürsün’, dedi. Daha sonra şöyle dedi: Mescidde namazı bekleyen halkalar halinde oturmuş bir topluluk gördüm.Her halkanın ortasında  bir adam,halka-nın çevresinde de ellerinde taşlar olan insanlar vardı.O adam: “Yüz defa Allahu Ekber” deyin,dedikten sonra halkanın çevresinde bulu-nanlar yüz defa ‘Allahu Ekber’ diyorlar.O adam: “Yüz defa Lâ İlâhe İllallah” deyin, dedikten sonra halkanın çevresinde bulunanlar yüz defa ‘Lâ İlâhe İllallah’ diyorlar.O adam: “Yüz defa Subhânallah” deyin, dedikten sonra halkanın çevresinde bulunanlar yüz defa ‘Subhânallah’ diyorlar.Abdullah b. Mesud, Ebû Musa’ya: ‘Onlara, günahlarını saymalarını emredip sevap olarak hiçbir şey alamayacak-larını garanti etmedin mi? diye sordu.Ardından o yürüdü, biz de onunla beraber mescidde bulunan halkalardan birisine gelinceye dek yürüdük.Halkanın başında durup onlara:‘Yapmakta olduğunuzu gördüğüm bu şey nedir? Diye sordu.Onlar:‘Yâ Ebâ Abdirrahman! Bunlar,‘Allahu Ekber,Lâ İlâhe İllallah, Subhânallah ve Elhamdulillah’

derken, dediklerimizi saymakta kullandığımız taşlardır’ dediler.

Abdullah b. Mesud onlara: ‘O halde günahlarınızı sayın.Zirâ ben, sevap olarak hiçbir şey kazanamayacağınızı garanti ederim. Yazıklar olsun size ey Muhammed ümmeti! Ne kadar da erken helâk oldunuz!İşte bunlar, hâlâ hayatta olan O’nun ashâbıdır.İşte bu,O’nun henüz eskimemiş elbisesi, bu da kırılmamış kaplarıdır.Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler, ya Muhammed’in dîninden daha doğru bir dîn üzeresiniz,ya da dalâlet kapısı açan insanlarsınız!Onlar: ‘Allah’a yemin olsun ki Yâ Ebâ Abdirrahman! Bizler, hayırdan başka bir şey arzu etmedik” dediler.Abdullah b.Mesud onlara:‘İyilik arzula-dığı halde, iyiliği bulamayan nice insan vardır’ dedi.Daha sonra şöyle dedi.Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-, Kur’an okudukları halde, okudukları Kur’anın boğazlarından aşağıya inmediği bir topluluğu bize haber verdi.Allah’a yemin olsun ki o topluğunun çoğu herhalde sizlersiniz’ deyip oradan ayrıldı.Amr b.Seleme şöyle der:‘Bunların çoğunu, Nehravân gününde (savaşında) Hâricîlerle birlikte olup bize karşı vuruşurlarken gördük.”[27]

3. Bir adam, İmam Mâlik b. Enes’e-Allah ona rahmet etsin-gelerek şöyle der:

“Nereden ihrama gireyim?”

İmam Mâlik ona:“Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’in mîkât olarak tayin edip ihrama girdiği yerden ihrama girersin’ dedi.

Adam:‘Daha uzaktan ihrama girsem olmaz mı’ diye sordu. İmam Mâlik: ‘Daha uzaktan ihrama girmeni uygun görmüyorum’ deyince, adam:‘Bunu kerih görmüyor musun’ diye sordu.İmam Mâlik: ‘Fitneye düşmeni kerih görüyorum’ dedi. Adam:‘Fitne, iyiliğin (sevabın) fazla olmasının neresindedir?’deyince, İmam Mâlik: ‘Çünkü Allah Teâlâ buyuruyor ki:

{ فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ} [سورة النور من الآية :63]

“Rasûlullah’ın emrine aykırı hareket edenler, başlarına bir belânın gelmesinden veyâ âhirette acıklı bir azâba uğratılma-larından sakınsınlar”[28]

‘Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’in tahsis etmediği bir şeyi, senin fazîlet olarak tahsis etmenden daha büyük fitne mi olur? dedi.[29]

Bu saydıklarımız, birer örnektir.Allah’a hamdolsun her asırda İslâm âlimleri bid’atçıları inkâr edip reddetmiş, hâlâ da onları inkâr edip reddetmektedirler.

[26] Buhârî

[27] Dârimî, bunu süneninin önsözünde rivâyet etmiştir.Hadis no:210

[28] Nûr Sûresi: 63

[29]  Ebû Şâme, “el-Bâis el-Hasîs alâ İnkâril-Bide’ vel-Havâdis” adlı kitabında Ebû Bekir Hallâl’den nakletmiştir. Sayfa:14

Faziletli Şeyh Salih bin fevzan (Allah onu korusun)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: