SONUÇ

Ekim 19, 2006

Bu araştırmamızın sonucunda karşımıza şu meseleler çıkmakta:
1. Hanefi alimlerinin; kabirci Bid’at ehline karşılık vermeleri ve İslam toplumlarında Şirk’in türlerini, sebeplerini ve onun açık alametlerini açıklığa kavuşturmaları hususunda gerçekten değerli gayretleri olmuştur.
2. Müslümanların çoğu Tevhid’in gerçeğini bilmedikleri için, farkında olmadan şirke düşmektedirler.
3. Şirk kavramının bazı müslümanlara göre anlamı, sadece, taşa, ağaca veya puta tapmaktan ibarettir. Bu nedenle böyle insanların birçoğu itaat, boyun eğme, uyma, sevgi ve ibadette koştukları şirk ancak ve ancak kulluk ve şirk konusundaki cehaletlerindendir.
4. Şirk tüm görünüşleriyle insanı alçaltmak ve onu zelil kılmaktan başka birşey değildir. Zira şirk, insanın mahluklara karşı boyun eğmesine ve kendisine hiçbir zarar ve yarara malik olmadıkları gibi, ne ölümü, ne hayatı ve ne de yeniden dirilişi ellerinde bulundurmayan insanlara kulluk etmesine sebeptir.
5. Sari’, şirke götürecek veya şirke sebep olacak her söz, davranış ve kasıttan insanı şiddetlice sakındırmıştır.
Özetle söyleyecek olursak; bu çalışma, gayretlerini gayet yetersiz gören bir insanın çabasıdır. Şüphesiz bu çalışmamızda eksiklerimiz, hatalarımız ve kusurlarımız olmuştur. Bunlar zaten yaratılmış olanların özelliklerindendir. Saygı değer okuyucudan ricam, eksiklik ve hatamızı mazur görmesidir.
Allah’tan dileğim odur ki, bu çalışmayı halis kılarak kerem sahibi zatı için kabul buyursun ve hepimizi Kitab’ının hidayetine ve Rasûlü’nün Sünneti üzerine yaşamakta muvaffak kılsın. Tüm niyetlerin ardındaki gerçeği bilen Allah’tır. O bize yeter. Ve O ne güzel vekildir!
Sözümüzün    sonu;     hamd     alemlerin    Rabbi Allah’adır!
Dr. M. b. Abdurrahman el-Humeyyis
HANEFÎ ULEMÂSINA GÖRE ŞİRK VE SEBEPLERİ

Reklamlar