Tasavvuf Büyüklerinin Küfür Akideleri

Nisan 28, 2008

MENAKIB’ÜL ARİFİN II (Arifler’in Menkıbeleri)Ahmed Eflaki - Sultan Veled, Mevlana, Şems ve Kimya Hatun şirki (S.56-57)
Fi hi ma fih Mevlana M.E.B çev meliha İlker ambarcı oğlu İstanbul 1990
Mesnevi Mevlana M.E.B çev. Veled İzbudak , gözden geçiren Abdulbaki Gölpınarlı , İstanbul 1990

Yine dostların olgunlarından nakledilmiştir ki: bir gün kıskanç fakihler inkar ve inatları sebebiyle Mevlana’dan: “ şarap helal mıdır veya haram mı?” diye sordular.
Onların maksadı Şemseddin’in şerefine dokunmaktı. Mevlana kinaye yolu ile “İçse ne çıkar: Çünkü bir tulum şarabı denize dökseler deniz değişmez ve denizi bulandırmaz. Bu denizin suyu ile abdest almak ve onu içmek caizdir. fakat küçücük havuzu şüphesiz bir damla şarap pisletir. böylece tuzlu denize düşen herşey tuz hükmüne girer. Açık cevap şudur ki, eğer Mevlana Şemseddin şarap içiyorsa, herşey ona mübahtır. Çünkü o deniz gibidir. eğer bunu senin gibi bir kızkardeşi fahişe yaparsa, ona arpa ekmeği bile haramdır.” buyurdu.
MENAKIB’ÜL ARİFİN II (Arifler’in Menkıbeleri)Ahmed Eflaki - (cilt 2, sf. 72)

Yazının devamını oku »


Tasavvuf Büyüklerinin Küfür Akideleri

Nisan 28, 2008

TASAVVUF BÜYÜKLERİNİN KENDİ ESERLERİNDEN KÜFÜR AKİDELERİ !

Yunus Emre ve Mevlana Celaleddin şeriati aşağılama tavırları (S.71-72)

Şeriat alimleri (fakihleri)eskiler olarak niteleyip, eskinin modasının geçtiğini ve rağbet’in yeniye (kendilerine) olduğunu söyleyen Celâleddin Rûmî şeriatı ve onun yanı sıra tek hakikat kabul ettiği bâtını ifade eden sözleriyle konuyu ortaya koyar: Şeriat muma benzer, yol gösterir. Fakat mumu ele almakla yol aşılmış olmaz. Yola düzeldin mi o gidişin tarikattır, maksadına ulaştın mı o da hakikat. Bunun için “Hakikatlar meydana çıksaydı şeriatlar, yollar bâtıl olurdu” denmiştir. Nitekim bakır, altın olur, yahut da aslında altındır; artık onun için kimya bilgisine ne hacet var, kendisini kimyaya sürüştürmeye ne ihtiyaç var? Kimya bilgisi şeriattır, kimyaya sürtünmek de tarikat. Nitekim “Ulaşılacak şeye ulaştıktan sonra delil aramak da kötüdür, ulaşmadan delil bırakmak da kötü” demişlerdir. Hasılı şeriat hocadan yahut kitaptan kimya bilgisini öğrenmeye benzer. Tarikat, kimya eczasını kullanmak, bakırı kimyaya sürtmek, onunla karmaktır. Hakikatsa bakırın altın olmasıdır. Kimya bilenler, biz bu bilgiye sahibiz diye sevinirler. Hakikati bulanlar biz altın olduk, bilgiden de kurtulduk, işlemeden de, biz Tanrı hürleriyiz diye sevinirler.”(Mesnevi, 5/1)
Yunus Emre ise yazmış olduğu bir çok güzel şiirlerinin ya nı sıra, sayılan azda olsa şeriatı aşağılayan bir tavır ve düşünceyle de bazı şiirler yazmış (Mutasavvıflar, 312-313) batınî yönünü bu şiirlerinde açığa vurmuştur. Örneğin:
Hakiykat bir denizdir, şeriattır gemisi Çoklar gemiden çıkıp denize dalmadılar.
Aşk imandır bize, gönül cemaat Kıblemiz dost yüzü, daimdir salât Dost yüzün göricek şirk yağmalandı Anınçin kapı kaldı Şeriat
.(Yunus Emre, 222, 224)

Yazının devamını oku »


Tasavvufa Reddiye

Nisan 19, 2008

Ferit Aydın’ın anlatımıyla, tasavvufa bir reddiye de buradan buyurun…

1

2


devam edecek inşaallah


La ilahe illallah

Mayıs 2, 2007

La ilahe illallah adlı eseri buradan indirebilirsiniz..

Şeyh Dr. Sâlih b. Fevzân (Allah Onu Korusun)

La ilahe illallah kelimesinin manasını, gereğini, fayda verdiği yerleri açıklayan ve hayatımızdaki en önemli kelime olması hasebiyle bu durumu detayıyla açıklayan özlü bir risaledir..


Şüpheleri Yokeden Tevhid Gerçeği

Mayıs 2, 2007

ŞÜPHELERİ YOKEDEN TEVHİD GERÇEĞİ (Keşfu’ş-Şubuhât’ın Şerhi) Buradan İndirebilirsiniz..

Müellif Şeyhulislam Muhammed Bin Abdulvahhab Rahimehullah

Şarih Muhammed b. Salih el-’Useymîn Rahimehullah

Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

Müellif Allah ona rahmet etsin besmele ile başlayan yüce Allah’ın kitabına uyarak ve Rasûlullah sallallahü aleyhi vesellem’ın izinden giderek eserine besmele ile başlamıştır. Çünkü Peygamber Efendimiz de gönderdiği mektub ve mesajlarının başına besmeleyi yazardı.

Burada “besmele”nin: Rahman ve Rahim Allah’ın adı ile yazmaya başlarım, takdirinde olması uygundur. Şu iki sebebten dolayı da takdir edilen bu fiilin sonradan zikredilmesi uygundur.


Dört Mezheb İmamının Akidesi

Mayıs 2, 2007

Dört Mezheb İmamının Akidesi Buradan İndirebilirsiniz..

Dr. M. b. Abdurrahman el-Humeyyis

Bu kitapta :
Dört mezheb imamının akidesi birdir.
Tevhid
Kader
İman
Sahabe
Kelam tartışmalarından nehy etmek hususunda aynı görüşü paylaşmaktadırlar.


Dinde Üç Temel Esas ve Delilleri

Mayıs 1, 2007

Dinde Üç Temel Esas ve Delilleri Buradan İndirebilirsiniz..

Dinde Üç Temel Esas ve Delilleri

Şeyhulislam Muhammed Bin Abdulvahhab Rahimehullah

Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

Müellif -Allah Ona Rahmet Etsin- yüce Allah’ın Kitabına uygun olarak başlamış bulunmaktadır. Çünkü yüce Allah’ın Kitabı da besmele ile başlamaktadır. Ayrıca o bu hususta: “Her önemli bir işe eğer bismillah ile başlanmayacak olursa, o sonu kesiktir” hadîsine de uymaktadır. Rasûlullah’a –sallallahu aleyhi ve sellem– da uymaktadır, çünkü Rasûlullah’ın –sallallahu aleyhi ve sellem– gönderdiği mektuplar hep besmele ile başlamışlardır.


Hanefî Ulemasına göre Şirk ve Sebepleri

Mayıs 1, 2007

Hanefî Ulemasına göre Şirk ve Sebepleri, buradan indirebilirsiniz..

Dr. M. b. Abdurrahman el-Humeyyis

*   İmam ebû Hanife’ye intisab eden Hanefi âlimlerinin ehl-i şirki ve ehl-i bid’ati reddedip şirkin çeşitlerini, vesilelerini ve sebeplerini tanıtmak için gösterdikleri üstün gayretlerini;

* Aynı zamanda tevhidi korumak ve şirke giden yolları tıkamak hususunda yol almakta olan Hanefî ulemâsına, Maliki ve Şafiî ve Hanbelî kervanları da aynen uyum sağlamakta olduklarını,

Yazının devamını oku »


Selefi Salihin Akidesi

Mayıs 1, 2007

Selefi Salihin (Ehli Sünnet Vel Cemaat) Akidesi Buradan İndirebilirsiniz

Abdullah Bin Abdulhamid El-Eseri

Müslüman kardeşim! Bu satırlar, “ehl-i sünnet ve’l-cemaat’i teşkil eden selef-i salih’in akidesi”ne dair özlü birtakım sözlerden ibarettir.

Günümüzde İslam ümmetinin yaşamakta olduğu dağınıklık ile çağdaş fırka ve fiilen var olan cemaatlerde müşahhaslaşan ayrılık ve ihtilaf bu eserin derlenip, yazılmasına sebep teşkil etmiştir. Bu cemaat ve fırkaların herbiri kendi akide ve yöntemine çağırmakta, kendi cemaatini tezkiye etmektedir. Öyle ki artık insanlar için durum oldukça karmaşık bir hal arzetmekte, kimin arkasından gidecek ve kime uyacakları hususunda şaşkınlığa düşmüş bulunmaktadırlar.

Yazının devamını oku »


Hâkimin Hak’tan Başka Hüküm Vermesi

Ocak 29, 2007

Allah’ın huzuruna çıkarılacağını (likâ) bildiği halde, bazı konularda Allah’ın indirmiş olduğu hakkın dışında hüküm vermesi de onu milletten çıkarmayacağı gibi, küçük küfre düşürür. Ancak her kim Allah’ın kullarına olan hükmünü ilğa (ortadan kaldırmak) eder, tağutların hükmüyle O’nu değiştirir ve bunu helal görürse, işte o milletten çıkaran büyük küfre düşmüş olur.

Yazının devamını oku »